Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/2844 E. , 2025/15791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI: 2023/10318 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR: İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2023 tarihli ve 2023/... Soruştur
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/2844 E. , 2025/15791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI: 2023/10318 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR: İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/103358 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/10318 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.10.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.05.2025 tarihli ve 2024/23889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve ...sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüphelilerden ...'nın resmi nikahlı evli olup boşanma aşamasında bulundukları, şüphelilerin ise öz kardeş oldukları, müşteki ile şüpheli ...'ın ...Sanayi Limited şirketi ortakları olup şirketin ... isimli aktif bir şubesinin bulunduğu, şüpheli ...'ın müştekinin bilgisi ve onayı dışında anılan şirketi zarara uğratıcı işlemler gerçekleştirdiği, çeşitli devir ve temlik işlemleri yapıldığı, taraflar arasında belirtilen hususlara dair ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/634 esas ve ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022//603 esas sayılı dosyalarının bulunduğu, şüpheli ...'ın kardeşi ... adına, müştekinin rızası hilafına ve onayı alınmaksızın ... isimli bir şube daha açılmasına izin verdiği, ancak ... isimli işletmenin isim kullanım hakkını almadığı gibi bu şubenin açılışı sırasında aralarında 6-7 milyon Türk lirası ödemenin yapıldığı, yine şikayet dilekçesi ekinde yer alan fotoğraflardan da görüldüğü üzere anılan yeni şubenin araçlarında da ... ibaresinin yer aldığından bahisle şikayetçi olunması üzerine yapılan soruşturma neticesinde şikayet konusunun hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Müştekinin iddialarına dair hiçbir araştırma yapılmadığı, öncelikle tarafların beyanlarının ayrıntılı olarak alınması, şüpheli ...'in abisi şüpheli ...'a kayıt dışı ödemeler yaptığını, ... isimli işyerini müştekinin rızası ve onayı dışında açtığını ikrar ettiği belirtilen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/634 esas ve ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022//603 esas sayılı dosyalarının temin edilerek incelenmesi, yine ...Sanayi Limited şirketine ve şüpheli ...'in işletmekte olduğu ... isimli şirkete ait şikayet konusu hususlara dair tüm evrakların temin edilerek gerekli görülmesi halinde soruşturma dosyasının bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle şirket genel kurulunun usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının, şüpheli ...'in işletmesi ile anılan şirket arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olup olmadığının, şirketler arasında ticari bir ilişki olup olmadığının ve şüpheli ...'ın kasten şirket aktifini azaltıcı işlemler yapıp yapmadığının tespiti amacıyla ayrıntılı bir rapor aldırılması, müşteki vekilince şikayet dilekçesinde resen tespit edilecek suçlar bakımından da soruşturma yapılması talep edildiği de gözetilerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na muhalefet suçları ile başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan dolayı da değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167. maddesi; (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." Şeklindedir. 7. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.11.2017 tarihli ve 2016/15-763 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararında; "...şahsi cezasızlık sebebini düzenleyen TCK'nun 167. maddesi ile, aralarında belli akrabalık ilişkisi bulunan kişilerin birbirlerinin malvarlığına karşı işlemiş bulundukları suçlardan dolayı cezalandırılmamalarının veya cezalarından indirim yapılmasının kabul edildiği... uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi zarara uğrayanın tüzel kişi olduğu hâllerde, TCK'nun 167. maddesi kapsamında bir akrabalık ilişkisinden söz edilemeyeceği cihetle; ... şahsi cezasızlık hâlinden faydalanamayacağı kabul edilmelidir." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelilerden ...'nın evli olduklarının ve aralarındaki boşanma davasının devam ettiğinin, şüphelinin kardeşi olan diğer şüpheli ile iştirak halinde hareket ederek, şikâyetçinin de ortağı olduğu ...Sanayi Ltd. Şti' nin zararına olacak şekilde iş ve işlemler yaptıklarının, şirket hesaplarında bulunan paranın şüpheli ...'nın şahsi hesaplarına aktarıldığının, şirkete ait taşınır ve taşınmaz malların şüphelilerin kişisel menfaatleri için kullanıldığının, şüpheli ... tarafından kurulan ...Ltd. Şti. ve yine şüpheli ...'nın yöneticisi olduğu ... Ticaret Ltd. Şti.'ye şirkete ait malvarlığı değerlerinin aktarıldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...şüphelilerin eyleminde güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, esas itibariyle olayların ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan hukuki bir ihtilaftan ibaret olduğu, kaldı ki getirilen nüfus kaydına göre müşteki ile şüphelilerden ...'nın karı-koca oldukları, bu itibarla şüpheli ... hakkında TCK'nın 167/1-a maddesi uyarınca atılı suçlardan cezaya hükmolunamayacağı..." şeklindeki gerekçeyle 12.09.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/... Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.11.2017 tarihli ve 2016/15-763 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararı uyarınca, " zarara uğrayanın tüzel kişi olduğu hâllerde, 5237 sayılı Kanun'un 167. maddesi kapsamında bir akrabalık ilişkisinden söz edilemeyeceği" hususu da dikkate alınarak; şüphelilerin olayla ilgili ayrıntılı olarak ifadelerine başvurulması, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/634 Esas, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/603 Esas sayılı dosyaları ile taraflar arasındaki tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şirkete ait banka hesap hareketlerinin temin edilmesi, şirket ticari defter ve belgeleri ile banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, ...Ltd. Şti. ile ... Ticaret Ltd. Şti. ve şikâyetçinin de ortağı olduğu ... Ltd. Şti. arasında organik bir bağ bulunup bulunmadığı, şirkete ait taşınır, taşınmaz malların veya marka haklarının bu şirketlerin kullanımına tahsis edilip edilmediğinin tespit edilmesi, şirket adına kayıtlı taşınmazların belirlenmesi, ortaklık süresince devri yapılan taşınmazların satış bedellerinin şirket hesaplarına aktarılıp aktarılmadığının ortaya konulması, şirkete ait olduğu bildirilen 06 (...) (..) plaka sayılı aracın vergi ödemeleri ve muayene işlemlerinin kim tarafından yapıldığının, şirket kayıtlarında bu araca yönelik olarak şüpheli ... tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının tespitinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/10318 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ortağı olduğu limited şirketi zarara uğratan ve şirket malvarlığını başka şirketlere aktardığı iddia edilen şüpheliler hakkında güveni kötüye kullanma soruşturmasında; müşteki ile şüphelilerden birinin evli (boşanma aşamasında) olması nedeniyle TCK 167/1-a gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, itiraz da eksik incelemeyle reddedilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 167 şahsi cezasızlık akrabalık ilişkisine dayanır; suçtan zarar görenin tüzel kişi (şirket) olduğu hallerde ortaklar arasındaki akrabalık 167 kapsamında değerlendirilemez (YCGK 14.11.2017, 2016/15-763). KYOK'a itirazı inceleyen merci, yeterli soruşturma yapılmamışsa CMK 173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (istemin kabulü)
Dava Strateji Notu: Şirket zararına işlenen güveni kötüye kullanma/dolandırıcılıkta eş veya kardeş arası akrabalık cezasızlık sağlamaz; KYOK'a itirazda ticari defter/banka kaydı/bilirkişi ve HTS gibi somut soruşturma eksikliklerini gösterin.