Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3467 E. , 2025/12646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/162 E., 2025/234 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kiş
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3467 E. , 2025/12646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/162 E., 2025/234 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/147 Esas, 2024/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a. maddesi uyarınca beraatına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-i, 43/1, 62, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl 11 ay 7 gün hapis ve 116.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/1455 Esas, 2024/1326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafi ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Bozma Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/147 Esas, 2024/275 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/1455 Esas, 2024/1326 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 10.02.2025 tarihli ve 2024/6883 Esas, 2025/1691 Karar sayılı kararıyla bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d-i, 43/1, 62, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl 11 ay 7 gün hapis ve 116.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde suç vasfında ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hususunda yanılgıya düşüldüğüne, eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 2. Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğine, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bozmaya uyularak yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan delillerin yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kamu kurumlarının ve mesleki güvenin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edilmiş; ilk hüküm bozulduktan sonra bozmaya uyularak yeniden 10 yıl 11 ay hapis ve adli para cezasına hükmedilmiştir. Hem katılan vekili (eksik ceza) hem sanık temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada TCK 158/1-d-i ve zincirleme suç (TCK 43/1) hükümlerinin doğru uygulandığı, suç vasfının ve yaptırımın gerekçeli biçimde belirlendiği; delillerin kesin verilere dayandığı kabul edilerek hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Bozmaya uyulan dosyalarda temyizde başarı için soyut 'unsur oluşmadı' iddiası yetersizdir; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğine odaklanmak ve suç vasfı ile zincirleme uygulamasındaki somut hukuki hatayı göstermek gerekir.