Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/3701 E. , 2025/13370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2093 E., 2025/1497 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karaların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/3701 E. , 2025/13370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2093 E., 2025/1497 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karaların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerine yer verildiğj temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ: 1. Bursa 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli 2024/981 Esas, 2025/178 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK 'nın 157/1 , 43, 62, 53, 52/2-4 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 111.100 TL adli para cezasına, sanık ... hakkında aynı kanunun 157/1 , 43, 62, 53, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 133.320 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarihli, 2025/2093 Esas, 2025/1497 Karar sayılı kararıyla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ: 1. Sanıkların müdafilerinin temyiz talepleri, sanıkların atılı suçu işlemedikleri ve beraat etmeleri gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE: A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ...'nin sanık ...'in eski kız arkadaşı olup ilişkileri bittikten sonra arkadaş olmaları sebebi ile kullanmasına izin verdiği, ... kartını ve şifresini sanığa kullanımı için verdiğinin sabit olduğu, ancak sanık ...'in aşamalardaki beyanları ile hesapların sanık ... tarafından kullanılması dikkate alındığında sanık ...'nin diğer sanık ...'in katılanı kendisini doktor olarak tanıtıp duygusal ilişki kurarak katılanı dolandırma eylemlerine iştirak ettiği yönünde cezalandırılmasına yeter ve her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR: A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 Tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İki sanık dolandırıcılıktan mahkum edilmiştir. Sanıklardan biri kendini doktor olarak tanıtıp duygusal ilişki kurarak katılanı dolandırmış; diğer sanık ise ilk sanığın eski kız arkadaşı olup kendisine ait banka kartını ve şifresini onun kullanımına vermiştir. Kart, dolandıran sanık tarafından kullanılmıştır.
Hukuki İlke: Dolandıran sanık yönünden delil durumu ve suç vasfı doğru bulunmuştur. Kartını ve şifresini veren diğer sanık yönünden ise, kartın fiilen diğer sanıkça kullanılması karşısında dolandırıcılık eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından mahkumiyet hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: kısmen onama, kısmen bozma
Dava Strateji Notu: Banka kartını/şifresini başkasına veren kişinin dolandırıcılığa iştirakten sorumlu tutulabilmesi için, dolandırıcılık planını bilerek katıldığına dair kesin delil gerekir; salt kartın ona ait olması iştirak için yeterli değildir, savunma bu ayrımı vurgulamalıdır.