İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/3771 Karar: 2025/13727 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3771 K.2025/13727

11. Ceza Dairesi 2025/3771 E. , 2025/13727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/451 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Yargıtay 11. Ceza Daires

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/3771 E. , 2025/13727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/451 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Yargıtay 11. Ceza Daires

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/3771 E. , 2025/13727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/451 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/2825 Esas, 2024/7358 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-b. maddesi uyarınca bozma nedeni yapılmamıştır. Kanun yararına bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafi tarafından öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık müdafinin, 11.12.2024 tarihli dilekçesinde, "...müvekkil tarafından olaya konu zarar karşılanacaktır, ancak ödemenin yapılacağı kişi noktasında tereddüt hasıl olmuştur. Bu nedenle sayın mahkemenizce ödemenin kime ve hangi hesaba yapılacağı konusunda karar verilmesi halinde tarafımızca zarar karşılanacaktır." denilmesine karşın; Mahkeme tarafından sanık müdafine, katılana ait hesap numarası veya Mahkemece tayin olunacak bir ödeme yeri bildirilerek, makûl bir süre verildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle bilişim dolandırıcılığından mahkum edilen sanığın müdafii, dilekçesinde zararın karşılanacağını ancak ödemenin kime yapılacağı konusunda tereddüt bulunduğunu belirterek mahkemeden ödeme yeri bildirilmesini istemiştir.

Hukuki İlke: Sanık zararı gidermeye hazır olduğunu bildirdiğinde mahkeme, katılanın hesap numarasını veya bir ödeme yeri bildirip makul süre vererek, TCK 168/2'deki etkin pişmanlık indiriminin uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirmelidir; bu olanağı sağlamadan hüküm kurulamaz.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Malvarlığı suçlarında etkin pişmanlık için ödeme iradesini yazılı dilekçeyle net biçimde ortaya koyup mahkemeden ödeme yeri talep etmek şarttır; mahkeme bu yeri göstermeden ödeme yapılamadığında sorumluluk sanığa yüklenemez ve TCK 168/2 değerlendirilmemesi bozma nedenidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla