İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/469 Karar: 2025/7161 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/469 K.2025/7161

11. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/7161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/776 Değişik İş SUÇ : Defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay C

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/7161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/776 Değişik İş SUÇ : Defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay C

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/469 E. , 2025/7161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/776 Değişik İş SUÇ : Defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.08.2024 tarihli ve 2023/298241 Soruşturma, 2024/54999 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/760 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.08.2024 tarihli ve 2024/776 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.08.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/27518 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9691 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9691 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2024 tarihli kararı ile ''1-Şüphelinin iddiaları doğrultusunda şirket faturalarındaki imzalar ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan,2- Şirket faturalarındaki diğer firma yetkililerinden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan,3-Şirketin şüpheli tarafından işletildiği tespit edilmeden salt vergi tekniği raporuna istinaden gerçek şüpheliler araştırılmadan, " dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 26/10/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan eksik araştırma yapıldığından bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/760 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelinin alınan savunmasında söz konusu şirketin aslında kendisine ait olmadığı, kendi adına açtırıldığını beyan ettiği anlaşılmakla salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı zira; 1-Şüphelinin iddiaları doğrultusunda şirket faturalarındaki imzalar ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan, 2- Şirket faturalarındaki diğer firma yetkililerinden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan, 3-Şirketin şüpheli tarafından işletildiği tespit edilmeden salt vergi tekniği raporuna istinaden gerçek şüpheliler araştırılmadan, lekelenmeme hakkı gözetilmeksizin..." düzenlendiği gerekçesiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.08.2024 tarihli ve 2023/298241 Soruşturma, 2024/54999 Esas sayılı iddianamesinin, iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ....vergi kimlik numaralı mükellefi ... İnşa Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının 26.10.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-509)/28 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, 18.08.2023 tarihli ve E-...-000-(2014-2-509)-... sayılı isteme yazısının ve tebliğ mazbatasının mevcut olduğu; şüphelinin 08.01.2024 tarihinde .... Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, ... isimli kişinin ricası üzerine herhangi bir maddi menfaat temin etmeksizin gayri faal olduğu söylenen şirketi kısa süreliğine devralmayı kabul ettiğini, daha sonra bu şahsa ulaşamadığını, kendisinde bu şirketle ilgili herhangi bir defter belge olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesine karşın, defter ve belgeleri saklama ve istendiğinde ibraz etme yükümlülüğünün bizzat şirket yetkilisi olan mükellefe ait olduğunun kabul edilmesi karşısında, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/760 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen iade gerekçelerinin, 5271 sayılı Kanun‘un 170 ve 174. maddelerine uygun olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve gerek görülecek diğer araştırmaların yargılama sırasında Mahkemece de yapılabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.08.2024 tarihli ve 2024/776 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla