Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/521 E. , 2025/11395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2023/103 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiye
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/521 E. , 2025/11395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2023/103 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/365 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son, 52... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 23.03.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11923 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11047 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11047 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesinde yer alan, "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle," ve aynı maddenin 1. fıkrası son cümlesinde yer alan "İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 –5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. "şeklindeki düzenlemelere göre, sanık tarafından temin edilen menfaatin 1.000,00 Türk lirası olduğu somut olayda, anılan suça ilişkin kanun maddesinde hükmedilebilecek adlî para cezasının üst sınırının beşbin güne kadar adlî para cezası olarak belirlenmesi, ardından arttırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılıp çıkan miktar için suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Mahkemesince hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son maddesi uyarınca tayin olunan 100 gün adli para cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, neticeten 83 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 166 gün adli para cezası tayin edilmesi ve hükmün devamında bu kez sanığa 144 gün adli para cezası verildiğinden söz edilerek aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 3.320,00 Türk lirası adli para cezasına karar verilmek suretiyle, hükümde çelişki ve karışıklığa yol açılacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; " Dolandırıcılık suçunun, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." ve aynı fıkranın son cümlesinde; "Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." hükümleri yer almakta olup, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “iki yıldan yedi yıla” ibaresinin “üç yıldan on yıla” şeklinde, “(j) ve (k)” ibaresinin “(j), (k) ve (l)” şeklinde ve “üç yıldan” ibaresinin “dört yıldan” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır. 3. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. " şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin adli para cezası yönünden hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son maddesi uyarınca tayin olunan 100 gün adli para cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, 83 gün yerine, 166 gün adli para cezasına hükmedilmesini müteakip, bu kez hükmün karıştırılarak sanığa 144 gün adli para cezası verildiğinden bahisle bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi neticesinde, sonuç cezanın 1.660,00 TL yerine hatalı olarak 3.320,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/365 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkralarında yer alan "166 gün", "144 gün" ve "3.320,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla "83 gün" ve "1.660,00 TL" ibarelerinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendisini kamu görevlisi/banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan Silivri'de 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320 TL adli para cezasına hükmedilip istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Bakanlık, adli para cezasının hesabındaki çelişki nedeniyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l-son maddesi uyarınca tayin edilen 100 gün adli para cezasından 62. madde ile 1/6 indirim yapıldığında sonuç 83 gün olmalı; 166 güne çıkarılıp ardından 144 gün üzerinden 20 TL'den paraya çevrilerek 3.320 TL belirlenmesi hesap ve gün sayısında çelişki oluşturur.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm bozulmuş; 309/4-d uyarınca Yargıtay doğrudan '83 gün' ve '1.660 TL' ibarelerini koyarak fazla cezayı düzeltmiştir.
Dava Strateji Notu: Adli para cezasında gün sayısı üzerinden indirim ve paraya çevirme adımları ayrı ayrı denetlenmeli; hesap hatasıyla fazla ceza verilmişse kesinleşmiş olsa dahi kanun yararına bozma ile Yargıtay lehe cezayı doğrudan belirleyebilir.