İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/549 Karar: 2025/10818 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/549 K.2025/10818

11. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/10818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/196 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖR

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/10818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/196 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖR

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/10818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/196 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tutak Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve 2023/441 Soruşturma, 2024/48 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Patnos Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/196 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/10841 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9986 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2025 tarihli ve KYB-2025/9986 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, sosyal medyadan kimliği belirsiz kişilerin müştekiye ulaşıp yüksek kar vaadi ile yatırımda bulunma teklifi üzerine, .../ sitesinden telegram programı üzerinden "...", "..." ve "..." isimli kullanıcıların kendilerini müşteri hizmetlisi olarak tanıtıp yönlendirmesi ile beyan edilen adrese ayrı ayrı toplamda 45.000,00 USD miktarında paranın müşteki tarafından gönderilmesi sonrasında, müştekinin siteye girişinin yasaklanması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası üzerine yapılan şikâyet neticesinde, Tutak Cumhuriyet Başsavcılığınca yurt dışı kaynaklı sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan hafif suçlara ilişkin taleplerinin ABD adIî makamlarınca cevaplanmadığı, soruşturma kapsamında şikayetçinin iddiasına konu olayın tespitine yönelik herhangi bir delile ulaşılamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/1361 esas, 2021/9218 karar sayılı ilâmında yer alan, "... müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, söz konusu sosyal medya hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılması, şüphelilerin kimlik bilgilerinin kolluk marifeti ile tespitinin sağlanması, tespiti durumunda savunmalarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken etkin soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi... hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulüne..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Müşteki vekilinin şikayet dilekçesi üzerine şüpheli veya şüphelilerin tespitine yönelik olarak ayrıntılı araştırma yapılarak, görüşmenin yapıldığı IP, görüşmeyi yapanların kimlik, adres ve diğer irtibat bilgilerinin tespit edilmesinin istenmesini takiben, ilgili kurumlarla yazışma yapılarak araştırma yapılması, şüphelinin veya şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespit edilmesi durumunda savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hiçbir delil araştırmasına girişmeksizin, eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, Telegram isimli haberleşme uygulaması üzerinden iletişim kurduğu ve açık kimlik bilgilerini bilmediği şüpheli/şüphelilerin kripto yatırımlarına yüksek kar payı ödeme vaatleri üzerine, farklı zamanlarda toplamda 45.000,00 USD parayı gönderdiğinin, bir süre sonra sürekli kendisinden para istenmesi ve yatırım hesabına girişinin engellenmesi üzerine dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçinin işlem yaptığını bildirdiği "Binance" isimli kripto para platformundan sorulmak suretiyle, şikâyetçinin bu internet sitesindeki hesap hareketlerinin, bu hesaba giriş yapan IP bilgilerinin temin edilmesi, Telegram isimli yabancı menşeli uygulamanın şirket merkezi tespit edilerek, şikâyetçi ile iletişim kuran kullanıcı bilgilerinin talep edilmesi hususunda ilgili ülkeden adli istinabe talebinde bulunulması, sonucuna göre gerçek fail/faillerin tespiti amacıyla dosyanın zamanaşımı süresi boyunca daimi aramaya alınarak soruşturmaya devam olunması hususunun da değerlendirilmesi gerekirken, "...soruşturma dosyası kapsamında şüpheli ve şüphelilerin tespiti yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, anılan sosyal medya internet sitesinin veri tabanında araştırma yapılmasının gerektiği ancak şikayet konusu URL adresin yurt dışında bulunduğu, bilişim suçlarında şüphelinin fiziki kimliklerine ulaşmanın yapılan elektronik işlemler ana servis sağlayıcıları üzerinde tutulan ve "log file" olarak adlandırılan işlem dosyalarına ulaşılarak, burada işlem yapan bilgisayarların kimlik dosyaları niteliğindeik IP numaralarında hareketle mümkün olduğu, yurt dışı merkezli bu işlemlerin yapıldığı ülkelerdeki yasal yapı ve "Kişilerin Verilerin Gizliliğine ilişkin hükümler" gereği, söz konusu bilgilere ulaşmanın mümkün olmadığı, bilişim yolları kullanılarak işlenen suçlarda, dijital delil araştırmasının, güvenilir seltifika otoritesinin bulunmasına, küresel ortak protokoller ve kanunların düzenlenmesine bağlı olduğu, bu aşamada hukuki yapının buna olanak vermediği, kaldı ki bu tür suçlarda ABD adli makamlarına yapılan adli yardım talepleri ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Diş İlişkiler Genel Müdürlüğü (Ceza İstinabe ve Tebligat Bürosu)'nun 20.01.2015 gün 2012/-1898/4866 sayılı yazısı ile bildirildiği üzere "Amerika Birleşik Devletleri Hukuk Sisteminde ve Uygulamasında "Önemli suç". "Hafif suç" (low priority crime) ayrımı bulunduğu, ABD soruşturma makamlarının kendi topraklarında işlenen hafif suçları ya hiç soruşturmamakta ya da bunlardan bazılarını pazarlık yöntemi ile (Plea Bargain) sonuca bağlamakta olduğu, aynı şekilde diğer devletlerde gelen ceza istinabe taleplerini ve katagorize ederek hafif suçlar ile ilgili talepleri yerine getirmedikleri, şikayete konu iddiaların ABD mevzuatında hafif suçlardan sayıldığından, bu konulardaki hukuki yardım taleplerinin yerine getirilemediği bilinildiğinden bu yola tevessül edilmediği, bu itibarla müştekinin şikayetine ilişkin yukarıda açıklandığı şekilde soruşturma yapma olanağı bulunmadığı ve somut bir tespit yapılamadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Patnos Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/196 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla