Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5775 E. , 2026/1610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4120 E., 2025/1876 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başv
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5775 E. , 2026/1610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4120 E., 2025/1876 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve 2024/647 esas, 2025/107 karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-L.son,158/3, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 9'ar yıl hapis ve 2.250.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.07.2025 tarihli ve 2025/4120 Esas, 2025/1876 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ve 5271 sayılı Kanun'un 100 ve devamı maddeleri uyarınca hükmen tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ve suç kastı bulunmadığına, iftiraya uğradığına, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir. Sanık ... müdafiilerinin temyiz istekleri; mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine ve suç kastı bulunmadığına, eksik inceleme ile verilen mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması ve sanıkların tutuklukta geçen sürelerinin hükmedilen cezalarından, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafiileri ile sanık Cüney Kılıç'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ssanık ... müdafiileri ile sanık Cüney Kılıç tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, iki sanığı kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılıktan TCK 158/1-l-son ve 158/3 uyarınca 9'ar yıl hapis ve 2.250.000'er TL adli para cezasına mahkum etmiş, bir sanık hakkında tekerrür hükümlerini uygulamıştır. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş, sanıklar ve müdafileri suçun işlenmediği ve eksik inceleme iddialarıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirimin uygulanmaması, TCK 61/1'deki ölçütler ile TCK 3/1'deki orantılılık ilkesine dayandığı sürece hukuka uygundur; adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarı ise 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki kamuya yararlı işte çalıştırma seçeneği infazda gözetilebileceğinden tek başına bozma nedeni değildir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması: Delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suç vasfının ve alt sınırdan uzaklaşan cezanın doğru belirlendiği anlaşıldığından CMK 302/1 gereği oy birliğiyle onama kararı verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Telefonla kamu görevlisi taklidi dolandırıcılıkta 9 yıl hapis ve milyonlarca lira adli para cezasına varan alt sınırdan uzaklaşmış hükümler Yargıtay denetiminden geçmektedir; savunmanın soyut 'suç işlemedim' beyanı yerine delil bazlı somut temyiz sebepleri kurgulaması gerekir. Mağdur vekilleri açısından bu karar, yüksek tutarlı vurgunlarda ağırlaştırılmış ceza istemini destekleyen güncel bir emsaldir.