Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/6051 E. , 2026/3384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2024/36 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üz
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/6051 E. , 2026/3384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/309 E., 2024/36 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2023/309 Esas, 2024/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 168/2, 62, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 16.04.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2024/38770 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147444 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147444 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın savunmasında akıl rahatsızlığı olduğunu ve engelli kimlik kartını olduğunu belirtmesi ve engelli kimlik kartı fotokopisini dosyaya ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın psikolojik tedavi görüp görmediğinin araştırılması ve varsa tüm hastahane kayıtlarının celbi ile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda, yöntemince sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un "Akıl hastalığı" başlıklı 32. maddesi; "(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." Şeklindedir. 2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan 28.12.2023 tarihli sorgusunda akıl rahatsızlığı olduğunu beyan ederek buna ilişkin engelli kimlik kartının suretini dosyaya ibraz etmesi, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada daha önce kendisine akıl hastalığı nedeniyle vasi tayin edildiğinin belirlenmesi karşısında; suç tarihi itibarıyla ve halen 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini haiz olup olmadığının, Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da ...Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesini müteakip, sanığın sağlık durumuna göre talebi olmasa dahi, 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince kendisine müdafi atanması ve hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2023/309 Esas, 2024/36 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi, bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan sanığa etkin pişmanlık indirimi de uygulayarak 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500 TL adli para cezası vermiş, hüküm istinafsız kesinleşmişti. Sanık sorgusunda akıl rahatsızlığı olduğunu beyan edip engelli kimlik kartı suretini dosyaya sunmuş, üstelik UYAP kayıtlarında kendisine daha önce akıl hastalığı nedeniyle vasi atandığı görülmüştü; buna rağmen ceza sorumluluğu araştırılmamıştı.
Hukuki İlke: Sanığın akıl hastalığına ilişkin ciddi emareler (beyan, engelli kimlik kartı, vasi tayini kaydı) varsa, TCK 32 kapsamında fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi veya tam teşekküllü ruh sağlığı hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporuyla tespiti zorunludur; ayrıca CMK 150/2 gereği bu durumdaki sanığa talebi olmasa dahi müdafi atanmalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek hükmü oy birliğiyle bozdu; ceza sorumluluğu rapor ile tespit edilmeden ve zorunlu müdafi atanmadan mahkûmiyet kurulması kanuna aykırı bulundu.
Dava Strateji Notu: Müvekkilin dosyasında engelli kimlik kartı, vasi kararı veya psikiyatrik tedavi kaydı gibi tek bir emare bile varsa, mahkemenin TCK 32 değerlendirmesi yapmadan hüküm kurması kesinleşme sonrasında dahi bozma sebebi oluyor. Vasi tayini UYAP'tan görülebildiğinden, savunmada bu kayıtların araştırılmasını tutanağa geçirtmek güçlü bir güvence sağlar.