İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/612 Karar: 2026/2398 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/612 K.2026/2398

11. Ceza Dairesi 2025/612 E. , 2026/2398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak v

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/612 E. , 2026/2398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak v

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/612 E. , 2026/2398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz dışı sanık ...'in yetkilisi olduğu şirket adına şikayetçi şirkete olan borçlarına mahsuben 30.07.2014 keşide tarihli, lehtarı şikayetçi şirket olan 25.000,00 TL bedelli çeki verdiği, şikayetçi şirketin tahsil için ibraz ettiğinde çekin karşılığının olmaması üzerine bankaca karşılıksızdır şerhi yazılarak çeki iade ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın çek bedelini şikayetçi şirkete haricen ödeyip çeki geri aldığı, ancak sanık ...'ın bankanın yazdığı "karşılıksızdır" şerhini silip keşide tarihini de 22.11.2014 olarak değiştirerek şikayetçi şirketin cirosunu silmeden çeki sanık ...'e verdiği, sanık ...'nin de bankadan tahsil etmek istediğinde, bankanın çekin daha önce yazdırılmış olduğu gerekçesiyle işlem yapmadığı, sanık ...'nin bu şekilde bedelsiz kaldığını ve tahrifat yapıldığını bildiği çekle vekili aracılığıyla şikayetçi şirket aleyhine icra takibi yaptığı olayda; Sanık ...'in, temyiz dışı sanık ...'e sattığı 9.000,00 TL değerindeki mal karşılığı borcunu istediğinde suça konu çekin keşide tarihi çizilerek değişmiş ve banka kaşesi karalanmış halde kargoyla gönderdiğini, karalanmış kısımda ne yazdığını ilk bakışta anlamadığını, çek bedeli fazla olduğundan kalan para için sanık ...'ın mal istediğini, bankaya ibrazında daha önceden işlem yapıldığını öğrendiğini, avukatına verdiğinde çek vasfını yitirdiğinden ilamsız takip yaptıklarını ve şikayetçi şirketten 9.000 TL alacakla birlikte avukatlık ücreti ve dosya masrafı dahil olmak üzere 12.528,00 TL tahsil ettiklerini savunduğu, temyiz dışı sanık ... ise sanık ...'nin 4-000-4.500 TL alacağından dolayı istemesi sebebiyle çeki teminat maksatlı gönderdiğini, onun talebiyle çekin tarihini değiştirdiğini ve banka şerhini karalamadığını savunduğu, ancak sanık ...'nin dosyaya sunduğu belgelere göre 4-000-4.500 TL değil 9.325,00 TL borcun göründüğü, sanık ...'ın tarihi talebe göre teminat maksatlı değiştirdiğine ve banka şerhini kendisinin karalamadığına dair savunmasının kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olabileceğinden sanık ...'nin temyiz dışı sanık ...'a verdiği mallar karşılığı aldığı çekin tamamını değil makul şekilde asıl alacak ve masraflarla 12.528,00 TL olarak tahsil ettiği, çekin keşide tarihinin değiştirilmesi ve karşılıksız kaşesinin karalanması sonrası kambiyo vasfını yitireceği, karalanma sonrası yapılan cironun ise alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu anlaşıldığından, sanık ...'nin, ... ve cirosu olan şirketin borcunun tamamen kalktığını bilmesinin şüpheli olduğu, şikayetçi şirketin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sanık ...'den alacağını alabilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı sebebiyle beraati yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Temyiz dışı sanık, borcuna karşılık verdiği 25.000 TL bedelli çek karşılıksız çıkıp bedelini haricen ödeyerek geri aldıktan sonra, bankanın 'karşılıksızdır' şerhini silip keşide tarihini değiştirerek çeki mal borcu bulunduğu diğer sanığa göndermiş; bu sanık da bankada işlem yapılamayınca vekili aracılığıyla şikayetçi şirket aleyhine ilamsız icra takibi yapıp asıl alacak ve masraflar dahil 12.528 TL tahsil etmiştir. İlk derece mahkemesi bu sanığı kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan mahkum etmiştir.

Hukuki İlke: Keşide tarihi değiştirilen ve karşılıksız kaşesi karalanan çek kambiyo vasfını yitirir, bu aşamadan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olur; çeki bu hâlde alan kişinin, cirantanın borcunun tamamen ortadan kalktığını bildiği şüpheli kaldığında ve tahsilatı makul biçimde gerçek alacağıyla sınırlı tuttuğunda dolandırıcılık kastının sabit sayılamayacağı, şikayetçinin zararını sebepsiz zenginleşme hükümleriyle giderebileceği kabul edilmiştir.

Uygulama Sonucu: Suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraat yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle mahkumiyet kurulması yasaya aykırı bulunmuş ve hüküm, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Tahrifatlı çeki elinde bulunduran herkes otomatik olarak dolandırıcı sayılmaz; sanığın gerçek bir alacağının bulunması ve tahsilatı bu alacakla sınırlı tutması, kast yönünden lehe güçlü bir savunma zeminidir. Mağdur şirket açısından ise ceza yargılaması sonuçsuz kalsa bile sebepsiz zenginleşmeye dayalı hukuk davası yolunun açık olduğu bu kararda açıkça vurgulanmıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla