Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/620 E. , 2025/6836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3702 E., 2024/1867 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/620 E. , 2025/6836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3702 E., 2024/1867 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2023/648 Esas, 2024/540 Karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ... ve ...'nun bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 158/3, 62/1, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 2 ay hapis ve 75.600,00 adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/3702 Esas, 2024/1867 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ..., atılı suçu işlemediğini, müştekinin zararını giderdiğini, verilen cezanın haksız olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, eksik araştırmayla karar verildiğine, iştirak iradesinin mevcut olmadığına, suç işleme kastıyla hareket edilmediğine, fazla ceza verildiğine, müştekinin zararının giderildiğine, C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıklara zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılıp mahkumiyet kararları verilmesinin hatalı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Somut olayda, yargılama sırasında sanıkların kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanıklara resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu husus gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ... müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/3702 Esas, 2024/1867 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi, üç sanığı üç veya daha fazla kişiyle birlikte bilişim/banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılıktan ayrı ayrı 7 yıl 2 ay hapisle cezalandırmış, istinaf esastan reddedilmiştir. Yargılama boyunca sanıkların ne seçtikleri ne de resen atanmış bir müdafileri bulunmamıştır.
Hukuki İlke: Herhangi bir takdir kullanılmaksızın zorunlu artırım gerektiren nitelikli hallerde cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması durumunda, adil ve etkin yargılanma hakkı gereği sanığın istemi olsun olmasın zorunlu müdafi atanması gerekir; atanmaması kesin hukuka aykırılık halidir.
Uygulama Sonucu: Hüküm, zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılması kesin hukuka aykırılık sayıldığından, başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMUŞTUR.
Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla failli nitelikli dolandırıcılık gibi alt sınırı beş yılı aşan dosyalarda müvekkile müdafi tayin edilmemişse, bu tek başına kesin bozma sebebidir; dosyada müdafi atama kararı olup olmadığını ilk iş olarak kontrol edin.