Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/659 E. , 2025/15181 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/784 E., 2024/275 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarihi ve sayısı gösterilen kararının sanık müdafii tarafında
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/659 E. , 2025/15181 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/784 E., 2024/275 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarihi ve sayısı gösterilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanığın yokluğunda verilen Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/105 Esas, 2017/884 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 06.11.2017 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince sanığın MERNİS adresine tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince sanığa tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılmış bir tebligat olması nedeniyle kararın usulsüz şekilde kesinleştirildiği, mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılarak denetim süresi içerisinde suç işlendiğinden bahisle açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; kararın usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği, açıklanan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu ve temyiz incelemesine konu bir hükmün bulunmadığı, açıklanan nedenle henüz kesinleşmeyen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık müdafii tarafından gerçekleştirilen kanun yolu başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, Yargıtay Üyesi ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,25.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/8 maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 06.11.2017 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince sanığa tebligat yapılmadan doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılmış bir tebligat olması nedeniyle usulsüz olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, akabinde ise mahkemece hükmün açıklanarak verilen mahkûmiyet kararının da açıklanan nedenle dava zamanaşımını kestiğinden söz edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde ön görülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 26.09.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, Ceza Genel Kurulunun 06.07.2021 tarih ve 2018/4-186 E., 2021/432 K. sayılı kararında ve Dairemizde bu yönde verilen pek çok kararda olduğu gibi sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun incelenmeksizin iade yönündeki görüşüne katılmıyorum. 25.11.2025
Özgün Analiz
Olay Özeti: Dolandırıcılıktan sanık hakkında HAGB kararı verilmiş, bu karar sanığa Tebligat Kanunu 21/1 uygulanmadan doğrudan 21/2'ye göre tebliğ edilmiştir. Mahkeme denetim süresinde suç işlendiği gerekçesiyle hükmü açıklamış; Daire ise tebligatı usulsüz sayarak sonucu tartışmıştır.
Hukuki İlke: Sanığa önce 21/1'e göre tebligat yapılmadan doğrudan 21/2 uygulanması usulsüzdür; usulsüz tebligatla HAGB kesinleşmediğinden denetim süresi başlamaz, dolayısıyla bu süre içinde suç işlendiğinden söz edilemez ve açıklanan hüküm hukuki değerden yoksundur.
Uygulama Sonucu: İncelenmeksizin iade (oy çokluğu) - henüz kesinleşmeyen HAGB kararına karşı kanun yolu itiraz olduğundan temyiz mümkün görülmemiş; karşı oy ise kesinleşmemenin zamanaşımını da durdurmayacağı, kamu davasının zamanaşımından düşmesi gerektiği görüşündedir.
Dava Strateji Notu: HAGB açıklamasıyla karşılaşan sanık, ilk kararın 21/2 ile usulsüz kesinleştirildiğini gösterebilirse hem açıklamayı hukuki değerden yoksun kılabilir hem de zamanaşımının hiç durmadığı savıyla düşme talep edebilir.