İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/1514 Karar: 2026/3661 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/1514 K.2026/3661

11. Ceza Dairesi 2026/1514 E. , 2026/3661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3151 E., 2025/2080 K. SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi karar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/1514 E. , 2026/3661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3151 E., 2025/2080 K. SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi karar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/1514 E. , 2026/3661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3151 E., 2025/2080 K. SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararının sanık tarafından, 18.07.2025 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/204 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir. 2.Katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/481 Esas, 2023/3665 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğinden bahisle beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2023/558 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli ve 2024/3151 Esas, 2025/2080 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.07.2025 tarihli ve 2024/3151 Esas, 2024/2080 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özetle, hükmün temyize tabi olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açıkca ve tahdidi olarak sayıldığı, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar verilmek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 16.10.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bukararın yeniden istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, sanığın temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verildiği, Yukarıda izah edilen süreç sonunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen usulsüz bozma kararı sonrası kendisi tarafından verilmesi gereken kararın direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından verilmesi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karşısında; yargılamanın genelini etkileyen hukuka aykırılığın kanun yoluna başvuru hakkına etki etmesi nedeniyle hükmün bu aşamada da temyize tabi olduğu anlaşıldığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.07.2025 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmek suretiyle davanın esasına ve kanun yoluna başvuru hakkını etkileyecek biçimde yargılamaya devam edilerek 28.04.2025 tarihli inceleme konusu esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli ve 2024/3151 Esas, 2025/2080 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanık hakkında verilen hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesi sanık hakkında beraat kararı vermiş; katılanın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açmaksızın dosya üzerinden beraat hükmünü bozmuş, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesi 4 yıl 2 ay hapis ve adli para cezasına hükmetmiş, sonraki istinaf ise esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke: CMK 280. maddenin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma verebileceği haller sınırlı ve tahdidi olarak sayılmıştır; beraat hükmü bu bentler kapsamına girmiyorsa, BAM CMK 280. maddenin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açıp tarafları çağırarak delilleri değerlendirmeli ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kendisi hüküm kurmalıdır. Direnme yetkisi olmayan İlk Derece Mahkemesine yönelik usulsüz bozma, kanun yoluna başvuru hakkını etkilediğinden hüküm temyize tabidir.

Uygulama Sonucu: bozma (infazın durdurulması ve tahliye ile)

Dava Strateji Notu: Bölge Adliye Mahkemesi beraat/mahkumiyet hükmünü dosya üzerinden, CMK 280. maddenin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri dışındaki bir gerekçeyle bozmuşsa, savunma bu usul aykırılığını temyiz sebebi yapmalıdır; sonraki 'esastan ret' kararı kesin görünse dahi, yargılamanın genelini etkileyen bu aykırılık hükmü temyize açık tutar ve infazın durdurulması/tahliye sonucunu doğurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla