İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/364 Karar: 2026/3398 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/364 K.2026/3398

11. Ceza Dairesi 2026/364 E. , 2026/3398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3857 Değişik iş SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz, yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/364 E. , 2026/3398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3857 Değişik iş SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz, yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/364 E. , 2026/3398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3857 Değişik iş SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz, yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2023 tarihli ve 2023/549 Soruşturma, 2023/669 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Sivas 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/3857 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/612 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34572 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nin Sivas ili ... ilçesinde yer alan arazilerinin izni ve bilgisi dışında... ve ... isimli şahıslar tarafından kullanıldığını, kullanım izninin kardeşi ... tarafından kendilerine verildiğini ve bu bilgileri oğlu ...aracılığıyla öğrendiğini belirterek şüpheliler haklarında şikayetçi olması üzerine, soruşturma işlemlerine başlanılmasına rağmen, şikayet konusunun hukuki ihtilaf mahiyetinde olması nedeniyle kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Öncelikle şikayet konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının temin edilerek arazilerin resmi olarak adına kayıtlı olduğu kişinin tespit edilmesini müteakip, fiili kullanımın kim ya da kimler tarafından yapıldığı hususuyla ilgili kolluk marifetiyle araştırma yapılması, ardından şüphelilerin ve olayla ilgili bilgi sahibi olduğu değerlendirilen tanıkların açık adres ve kimlik bilgilerinin temin edilerek ayrıntılı ifadelerine başvurulması, yine taşınmazlarla ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/12 esas, 2023/161 sayılı kararına konu yargılama dosyasının temine dilerek ayrıntılı olarak incelenmesi ve gerekli görülmesi halinde dosya inceleme tutanağının temin edilmesini müteakip, müştekinin şikayet konularına ilişkin değerlendirmenin yapılması ve şikayete konu olup işlendiği iddia olunan tüm suçlar ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi vekilinin 25.07.2023 tarihli dilekçesinde, şüpheliler ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin, şikayetçi ...'ye tapu iptal ve tescil davası açtıklarını ve bu davayı kazandıklarını, davanın henüz kesinleşmediğini, muris ...'den intikal eden taşınmazları, davacı şüphelilerin diğer şüpheli ...'ya verdikleri vekalete istinaden şikayetçinin satın aldığını ve parasını verdiğini, buna karşın, hukuk mahkemesinde görülen davada ...'nın hiç para almadığını söylediğini, bu eylemin yalan tanıklık suçunu oluşturduğunu ve diğer şüphelilerin de bu suça azmettirdiklerini belirttiği, şikayetçi ...'nin 28.08.2023 tarihli beyanında ise; tapulu arazilerini izni olmadan kullanan şüphelilerden şikayetçi olduğunu bildirdiği gözetilerek yapılan incelemede; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, tapu kayıtlarının getirtilmesi, iddiaya konu olaya ilişkin kolluk araştırması yapılarak tanık beyanlarına başvurulması, hukuk mahkemesi dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre suç vasfının ve şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/3857 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla