KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2026/536 E., 2026/6495 K.
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2025/4047 Değişik İş ŞİKÂYETÇİLER : ......... ŞÜPHELİLER : ........ ... Lojistik Ltd. Şti. yetkilileri, ............ Gayrimenkul Ltd.Şti. yetkilileri, meçhul
- Suçlar
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması s
Karar Detayı
1.384 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
uretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve 2025/40974 Soruşturma, 2025/20933 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir
1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/4047 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.05.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/38391 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/156075 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/156075 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ifadesinde özetle, 26/09/2024 günü +1 386 518 33 37 numaralı telefondan aranarak kendisini .......... çalışanı olarak tanıtan şahsın yatırım yapma vaadi ile irtibat kurduğunu,
online mağazalarda bulunmayan .......... isimli APK uygulaması indirdiğini ve .............. isimli uzaktan erişim uygulamasını kurduğunu, akabinde sahte belgeler ile yaıtırım yapıldığı izlenimi verildiğini, güvenilir şirket hisseleri alacaklarını beyan ederek ........... ... Lojistik Ltd.Şti hesabına 682.008,86 TL para gönderdiğini, yine ... hissesi satılacağından bahisle ... Gayrimenkul Ltd.Şti.
Hesabına 616.410,80 TL para gönderdiğini, şüphelilerin kendisini dolandırdığını beyan ederek şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, müştekinin yüz yüze gelmediği, telefonla arayan kişilerin yönlendirmesi ile yatırım yaparak, para kazanacağına inanarak hiçbir araştırma yapmadan yüklü miktarda para göndermesinin basit yalan niteliğinde kabul edildiği, dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olan hilenin söz konusu olmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.
Müşteki vekilinin sunduğu dekontlar gereği dosya arasına alınmamış para transferlerine ilişkin kayıtların ilgili bankalardan istenilmesi ve hesap sahiplerinin gerçek kişi olması halinde bu kişilerin, hesabın şirkete ait olması halinde söz konusu şirketleri temsile yetkili kişilerin tespit edilerek ifadelerinin alınması, yine bir kısım şüphelilerin müşteki ile telefon üzerinden iletişime geçtiğinin bildirilmiş olması sebebiyle şikayet dilekçesinde belirtilen telefon hatlarının kimlere ait olduğunun tespitinden sonra belirlenen kişilerin şüpheli olarak ifadelerinin alınması,
müşteki tarafça havale yapıldığı bildirilen şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının dosya arasına alınarak ticari faaliyet alanlarının, ticari faaliyetlerine devam edip etmediklerinin araştırılması, şüpheliler haklarında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, paraların çekilme anına ilişkin görüntü kayıtlarının temini ile çözümünün yapılması;
bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.
Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında.
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir.
Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere.
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiyi telefonla arayarak kendisini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan ... isimli kişinin yönlendirmesi üzerine, şikâyetçinin cep telefonuna ... uzaktan erişim uygulaması aracılığıyla .......... isimli uygulamayı indirdiğinin ve bu uygulamadaki hesabına geçmek üzere .............. Lojistik Ltd. Şti. ve ...
Gayrimenkul Ltd.Şti.'ye ait hesap numaralarına farklı tarihlerde para yatırdığının, bir süre sonra hesabından para çekmek istediğinde şüphelilerin kendisini oyaladıklarının ve bu şekilde dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde beyanına başvurulması, şikâyetçiyi arayan GSM hattı kullanıcısı ile ... ... Lojistik Ltd. Şti. ve ...
Gayrimenkul Ltd.Şti. yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, adı geçen şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma hususunda herhangi bir yetkinliğe sahip olup olmadıklarının belirlenmesi, paranın gönderildiği banka hesaplarının suç tarihini de kapsayacak şekilde hesap hareketlerinin ilgili bankalardan celp edilerek dosyaya eklenmesi, ibraz edilmesi halinde şikâyetçiye ait cep telefonu üzerinde inceleme yapılarak uzaktan erişim yoluyla şikâyetçinin telefonuna erişim sağlayan cihazların IP bilgilerinin tespit edilmesi,
benzer şekilde gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerine ilişkin başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekilerin, daha önce hiç irtibat kurmadıkları yabancı ülke adına kayıtlı cep telefonu ile görüştükleri hiç tanımadıkları ve yüz yüze görüşmedikleri şahsın beyanları ile istenilen programları cep telefonuna yüklediği ve farklı şirketler adına kayıtlı hesaplara para para yatırdığı,
söz konusu gönderilen belgelerin niteliğini araştırmadan, SPK'ya kayıtlı çok sayıda yatırım aracı ile yatırım yapma imkanı olan müştekinin, hakkında hiç bir bilgi olmayan bir şirkete yatırım yaptığını düşünerek ne tür bir yatırım yaptığı, parasının nerede değerlendirildiği, yatırdığı paranın hangi yatırım aracına konu edilip kısa sürede yüksek miktarda kazanç sağlayacağı hususlarında hiçbir araştırma yapmadan, açık kimlik ve adres bilgilerini dahi bilmediği, kurumsal bir yapısı bulunmayan şahısların beyanlarına itibar ederek hareket ettiği somut olayda müştekinin denetim yetkisini ortadan kaldıracak herhangi bir eylemin bulunmadığı,
zira müştekinin hiç bir araştırma yapmadığı, bu suretle dolandırıcılık suçu açısından suçun unsurlarının oluşmadığı, müştekinin göndermiş olduğu paraları hukuk mahkemeleri nezdinde yapacağı takipler ile talep edebileceği anlaşılmakla.." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.