İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2005/5813 K.2005/8367

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 148 ]

Esas2005/5813Karar2005/8367Tarih20 Eylül 2005Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2005/5813 E., 2005/8367 K.·Bölünebilir Hesap Müşterek Hesap

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 148 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada (Ankara Asliye Birinci Ticaret Mah-kemesi)nce verilen 20.2.2004 tarih ve 2001/896-2004/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı bankanın Ankara Şubesi'nde müvekkiline ait mevduat hesabı bulunduğunu, daha önceden tanıdıkları şube müdürünün öneri ve telkinleri sonucu davacılar adına hazine bonosu alınması amacıyla davacı Şemsettin'in boş bir kağıdı imzalayarak banka müdürüne verdiğini, hazine bonosunun alınamadığını belirten şube müdürünün "imzalı boş kağıdı yırttığını" belirterek davacı Şemsettin önünde bu kağıtları attığını, daha sonra hesabını kontrol eden davacının, hesaptaki paralara 18.4.2001 tarihli mevduat rehni ile T........Inş.

Taah. Ltd.

Şti.nin borçlarına mahsuben el konulduğunun öğrenildiğini, davalı bankanın hile ile elde olunan boş imzalı kağıdın usulsüz olarak mevduat rehnine dönüştürülmesiyle, davacıların hesabında bulunan 325.000.000.000 TL.na dava dışı şirketin borçlarına mahsuben el konulduğunu, ayrıca mevduat rehninde sadece davacı Şemsettin imzası olup, diğerlerinin imzası olmadığından geçerli olmadığını ileri sürerek şimdilik 325.000.000.000 TL.nin 18.4.2001 tarihinden itibaren %152 faiziyle birlikte,

olmadığı takdirde hesabın müşterek hesap olduğu dikkate alınarak davacı Şemsettin dışında kalan diğer davacıların hisselerine düşen 260.000.000.000 TL.nin 18.4.2001 tarihinden itibaren %152 faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı TMSF vekili, aleyhinde açılan davalarda idari yargının görevli olduğunu, S.........A.Ş.nin halen tüzel kişiliği devam ettiğinden müvekkilinehusumet yöneltilmeyeceğim savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı S..........A.Ş. vekili, davacılar adına açılan müşterek hesabın açılışında davacı Şemsettin tarafından imzalanan "Cari Hesap ve Bankacılık Hizmetleri Genel Sözleşmesi'ne göre, hesap sahiplerinin her birinin tek başına tasarrufta bulunma yetkileri olduğunu, Şemsettin tarafından açtırılan müşterek hesabın teselsüllü müşterek hesap olup, Şemsettin'in tek başına yaptığı tasarrufun yasal olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, mevduat rehni verilmesiyle ilgili belgenin hile ile alındığı, üzerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu konusunda ve Şemsettin'in temyiz kudretinden yoksun olduğu konusunda herhangi bir delil elde edilemediği, dava konusu hesabın müşterek hesap olduğunda bir ihtilaf bulunmadığı, her ne kadar sözleşmede sadece Şemsettin'in imzası mevcut ise de, aile reisi olan Şemsettin'in eşi ve çocuklarını da dahil ederek müşterek bir hesap açtığı ancak eşi ve çocuklarının temsili için banka tarafından vekaletname istendiği ve vekaletnamenin de gönderildiği,

bu durumda diğer davacıların, Şemsettin'in açmış olduğu hesap ile ilgili işlemlere icazet verdiklerini kabul etmek gerektiği, diğer davacıların müşterek imza ile paralarını çekilebileceği, yada hesap üzerinde tasarruf edilebileceği konusunda bankaya herhangi bir talimat vermedikleri, bu durumda taraflardan her birinin hesapta tasarruf ederken payına göre kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiğinin kabulünün zorunlu olduğu,

davacılardan Şemsettin'in mevduat rehni verdiği ve sözleşmenin 1-5. maddesine göre de tek başına hareket etme imkanına sahip olmasına göre, davacıların davalılardan bir talepte bulunamayacağı, davalı TMSF'na husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 18.4.2001 tarihli mevduat rehni belgesinin davacı ölü Şemsettin'in hile sonucu imzaladığı iddiasını kanıtlamaya elverişli delil bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, ölü Şemsettin'in payına isabet eden ve mirasçıları olan diğer davacılara intikal eden miktara ve davalı TMSF hakkındaki hükme ilişkin davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile bu yöne ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz'ın kendi payına ilişkin temyizine gelince; Şemsettin tarafından 14.3.2001 tarihinde Yasemin, M.Hakan, Şemsettin, Edibe ve Şehnaz adına hesap açılması istenilmiş ve böylece dava konusu müşterek hesap beş kişi adına açılmıştır.

Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK.nun 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır.

Uygulamada hesap cüzdanına ve hesap kartonuna hesabın teselsüllü olduğu yolunda kayıt yazılması yeterli görülmektedir. BK.nun 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumundadır. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar.

Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir. (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara, 2002, sh 384-386 ve Prof.

Dr. Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988, sh. 330-331).

Edibe ve Şehnaz tarafından Şemsettin'e verilen 13.3.2001 tarihli vekaletnamede kazandırıcı işlemler için yetki verilmiş olup, hesabın rehnedilmesi konusuda bir yetki verilmemiştir. Tüm davacılar adına açılan müşterek hesaptaki paranın tamamı üzerinde Şemsettin'in tasarruf yetkisi bulunmadığı, davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz'ın payına isabet eden kısma ilişkin "mevduat rehni" belgesinin geçersiz olduğunun kabulü ile, davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz'ın payına isabet eden miktar yönünden adı geçen davacıların talepte bulunabileceğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tüm davacılar yönünden davanın reddine karar.verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Şemsettin'in payına isabet eden ve ölümü ile mirasçılarına intikal eden paya ilişkin dava ve davalı TMSF hakkındaki dava hakkında verilen mahkeme kararının (ONANMASINA), (2) numaralı bette açıklanan nedenlerle davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz payına isabet eden kısma ilişkin hükmün adı geçen davacılar yararına (BOZULMASINA), takdir edilen 400.000 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Dava konusu somut olayda, banka hesap kartonunda ve davacılar Yasemin, M.Hakan, Edibe ve Şehnaz tarafından davacı Şemsettin'e verdikleri 13.3.2001 tarihli vekaletnamede, hesabın, teselsüllü müşterek hesap olduğu yolunda bir kayıt bulunmamaktadır. Cari Hesap ve Bankacılık Hizmetleri Genel Sözleşmesi de sadece Şemsettin tarafından imzalanmış olup, diğer davacılar tarafından imzalanmadığı gibi, onlar adına vekaleten imzalandığına dair bir kayıt da bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu hesap, teselsüllü müşterek hesap olmayıp, bölünebilir müşterek hesap olduğundan, davacı Şemsettin ve diğer davacıların paranın tamamında tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığı ve tüm hesap sahiplerinin hesaptaki parada eşit oranda pay sahipi olduklarının kabulü gerekir. Davacılar Yasemin, M.Hakan,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2005/5813, K. 2005/8367, 20 Eylül 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2005/5813
Karar No
2005/8367
Tarih
20 Eylül 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2005/5839 K.2005/5963
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2005/5941 K.2005/6326
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2005/7582 K.2005/9111
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2005/8206 K.2005/19966
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2005/8209 K.2005/19963
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2005/8279 K.2005/19964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.