KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10316 E., 2010/5613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2007 tarih ve 2006/624-2007/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davacı avukatı ...Baklavacı ile davalılardan Mc Donald's İnternational Property Company Ltd. avukatı ... gelip, diğer davalı TPE avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılından bu yana fiilen kullandığı tanınmış MACCOFFE markasının Türkiye’de de kendi adına tescil ettirmek üzere davalı TPE nezdinde yapmış olduğu tescil başvurusuna diğer davalı Mc Donald’s İnternadional Property Company Ltd. tarafından yapılan itiraz üzerine tescil başvurularının reddedildiğini oysa taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, müvekkili şirket başvurusunun 30. sınıfta yer alan emtialar için olmasına karşın redde mesnet alınan “Mc Cafe” markasının 35, 41. ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu,
markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, markanın Türkiye’de de tüketicilerin en tercih ettiği markalardan biri haline geldiğini ileri sürerek davalı TPE YİDK kararının iptali ile Mac Coffee ibareli markanın müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı şirkete ait markanın “McCafe”, davacıya ait markanın ise “MacCoffee” şeklinde olup, markaların tıpa tıp aynı olmadıkları gibi ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarında söylenemeyeceği, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, ibarelerin iltibas veya en azından bir iltibas tehlikesine neden olacak derecede benzer oldukları, davacıya ait markanın 30/1. sınıftaki kahve ve kahve esaslı içeceklere yönelik iken davalıya ait markanın anılan içeceklerin tüketicilere hizmet verilmesiyle ilgili olduğu,
farklı sınıflarda yer almalarına rağmen karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu, buna göre taraf markalarının kullanılacakları ürün ve hizmetlerinde benzer olduğunun kabulü gerektiği, davacı markasının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında tescilinin doğru olmayacağı, davacıya ait markanın eski Doğu Bloku bir dizi yabancı ülkede ulusal marka olarak tescilli olduğu, bunun dışında 1998 yılından bu yana eylemli olarak Türkiye’de kullanıldığı,
Türkiye’de tanıtım amaçlı olarak bir takım sportif faaliyetlerde sponsorluk yaptığı ve markasını konuya sunduğu, markayı taşıyan ürünleri yoğun alışverişlerin yapıldığı süpermarketlerde pazarladığı, önemli ölçüde emek, para, enerji sarfettiği, geniş halk kitlelerine ulaşacak şekilde harcamalar yaptığı bunun sonucunda da çekişmeli markayı KHK’nın 7/1-i ve 8/4. maddesi anlamında tanınmış kıldığı, tanınmış olmasa da en azından KHK’nun 7/son maddesi anlamında ayırt edici nitelik kazandığı gerekçeleriyle davalı TPE YİDK kararının iptaline, markanın davacı adına tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10316, K. 2010/5613, 20 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama