KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10423 E., 2010/4146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/173-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davalı-karşı davacı Lloyd's Regıster Of Shipping vekilleri Av...., Av...., Av. ... ile davacı-karşı davalı ... Umumi Nak. Vapurculuk ve Tic. A.Ş.
Av. ... ve Av....duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sahip ve donatanı olduğu M/V EFES adlı gemiye davalının vermiş olduğu 24.06.1999 tarihli class sertifikalarına dayanılarak denize elverişlilik belgesi alındığını ve bunun sonucunda "Time Charter Sözleşmesi ile geminin kiraya verildiğini, geminin Cebelitarık gişesinde kiracıya teslimi sonrasında kiracının Belçika' dan boş olarak ve yük almak üzere Kanada'ya seyri sırasında Atlantik'i geçerken olumsuz hava şartlarına uğradığını, davalı surveyörünün bildirdiği tamirlerin yapılmasına rağmen yüke elverişli olmadığını davalının bildirdiğini, saç kalınlıklarının çok ince olduğunun belirlendiğini,
davalının İstanbul'daki sertifikaya esas incelenmesinin hatalı ve kusurlu olduğunun bu şekilde de anlaşıldığını, (kiracının sözleşmeyi geminin denize elverişli olmaması gerekçesiyle iptal etmesi üzerine müvekkilinin kiracıya bu yüzden 890.000 USD tazminat ödediğini) kiracının başlattığı tahkim prosedürü sırasında bir başka geminin seferini sağlamak için 1.375.000 USD teminat verdiğini, kiracı ile sulh olup 890.000 USD tazminat ödediklerini, İstanbul' da davalının önerdiği kuru havuz masrafları, Kanada'da yapılan masraflar, kiracıya teslime kadar ve kiranın feshinden sonra bağlama limanına getirilinceye kadar harcanan yakıt masrafları,
boğazdan geçiş masrafları ve (dava dilekçesinde dökümü yapılan) diğer masraf ve zarar kalemlerinin 4.855.561 USD' na ulaştığını ileri sürerek, bu meblağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zarar kalemleri ile müvekkilinin sertifika vermesi arasında uygun ve doğrudan illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, açtığı (birleşen) davada, davalıya verdiği hizmete ilişkin 22.027.83 İngiliz Sterlini tutarındaki fatura bedellerinin tahsili için başlattıkları iki takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazların iphtalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, davalı vekili birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve dört ayrı heyetten alınan asıl ve ek raporlar ile karşı oylar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için alınan ve benimsenen 31.03.2008 tarihli Beşinci Heyet raporuna göre, davalının class sertifikası vermesi sonrasında davacının gemiyi kira verdiği, kiracının Kanada' ya boş olarak ve yük almak üzere yaptığı sefer sonunda, kazada liman yetkililerinin denize elverişli olmadığını belirledikleri, yapılan tamirlerinde yeterli görülmediği, geçici sertifika ile boş olarak İstanbul'a kalıcı tamirler için dönüşe izin verildiği,
İstanbul'a gelen gemide yapılan teknik incelemeler sonrası geminin tamire değmez kabul edildiği ve kiracı tarafından bu nedenle kira sözleşmesinin feshedildiği, davacının tekne sigortacısından tazminat aldığı ve davacıya bırakılan geminin davacının bir başkasına sattığı, davacının istek kalemlerinden geminin bağlama limanına gelişine kadar harcanan yakıt bedeli, motor servisi, donatanın Kanada'ya gönderdiği teknik gözetimci ücreti, hukuki masraflar, kiracıya ödenen tazminat, tazminat mektubunun faiz ve masrafları, donatanın seyahat masrafları, donatanın kâr kaybı olmak üzere toplam 1.787.231,84 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle,
asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı vekili temyiz etmiştir. Hükme esas alınan 31.03.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, daha önceki bilirkişi kurulu raporlarından biri olan 01.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporundan söz edilmemiş ve tartışılmamış ve mahkemece 22.01.2008 tarihli ara kararda yazılı gerekçeler ile 01.06.2007 tarihli anılan raporun yok hükmünde sayılması doğru olmamış ise de, iddianın, savunmanın ve tüm taraf delillerinin tartışıldığı ve diğer raporların da değerlendirildiği 31.03.2008 tarihli raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulunda yeralan bilirkişiler, davalı vekilininde katıldığı 22.01.2008 tarihli ara karar ile seçilmiş olup, 26.03.2008 tarihli dilekçe ile davalı vekili, bilirkişilerden Ümit Ülgen' in davalı şirketin rakibi olan Türk Loydu Vakfı'nın yönetim kurulu üyesi sıfatı nedeniyle, Selim Ataergin' in ise Avukat olması ve davacı vekili ile birçok projede birlikte çalışmaları nedeniyle tarafsız olmayacakları gerekçesiyle bilirkişi olarak reddi gerektiğini savunmuş ve kuruldan çıkarılmalarını istemiş olup,
aynı talebi rapora 05.05.2008 tarihli itiraz dilekçesinde de tekrarlamış ve mahkemece bu talep hakkında bir karar verilmemiş isee de, davalı vekilinin HUMK' nun 277/son maddesinde yer alan 3 günlük süreyi geçirmesi karşısında, bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Diğer yandan davalının verdiği sertifikaya güvenen davacının uygun illiyet bağı içerisinde kalan zarar kalemlerine hükmedilmesi karşısında, anılan raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10423, K. 2010/4146, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama