KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10630 E., 2010/5222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 tarih ve 2007/112 - 2007/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "PRESTİJ SİGORTA VE REASÜRANS BROKERLİĞİ LİMİTED ŞİRKETİ+ŞEKİL" ibareli markanın tescili için davalı nezdinde yaptığı başvurunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesini gerekçe göstererek reddine karar veren Markalar Dairesi'nin kararına, YİDK nezdinde yaptıkları itirazın da aynı gerekçe ile reddedildiğini, oysa redde neden gösterilen "ÇORUM PRESTİJ" ibaresi ile başvurunun aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, "PRESTİJ" kelimesinin ayırtedici bir vasfa sahip olmadığını, "ÇORUM" kelimesinin belirleyici olduğunu, faaliyet konu ve alanı daha geniş kapsamlı iken,
o markanın sadece sigortacılık alanında tescil ettirildiğini ileri sürerek, 06.02.2007 tarih ve 2006-M-3195 sayılı kararın iptali ile davacıya ait markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenilen kararın doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, her iki marka arasında görsel, anlamsal ve umumi intiba itibariyle benzerlik bulunduğu, ayırtediciliğin "PRESTİJ" kelimesi ile sağlandığı, diğer unsurların ise tanımlayıcı ve herkesin kullanımına açık, kimsenin tekelinde olmayan kelimelerden oluştuğu, redde neden markanın zayıf bir marka olarak da nitelendirilemeyeceği, aynı sınıfın aynı alt grubunda bulundukları, iltibasın gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrı bir tahkikat ile belirlenmesine gerek olmaksızın ilk bakışta doğacak intiba ile 7/1-b maddesi anlamında benzerliğin bulunduğu, aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilmediği,
davacı markasının tescili halinde redde neden markadan haksız yararlanma sonucu doğacağı, mutlak red nedeninden etkilenmeksizin davacının tescil olanağının bulunmadığı, unvan ile markanın fonksiyonlarının da farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10630, K. 2010/5222, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama