KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10676 E., 2010/5567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/223 - 2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ...Ayakkabı San. Ve Tic.
A.Ş. avukatı ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 25.08.2000 tarihinde POLARİS SPORTWEAR markasının tescili için TPE’ne müracaat ettiğini, davalı ...Ayakkabı A.Ş.nin itirazının kurum tarafından reddedildiğini ve müvekkilinin markasının tescil edildiğini, davalı ...Ayakkabı A.Ş.nin müvekkili ve TPE aleyhine YİDK kararının iptali ve müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğü davasını açtığını, ancak müvekkilinin hiçbir zaman davadan haberdar edilmediğini,
bu davanın varlığından ve karara çıktığından yine davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan başka bir dava dilekçesinin müvekkilinin %25 hissedarı bulunduğu Polaris Çocuk Giyim A.Ş.ne tebliği vesilesiyle haberdar olunduğunu, TPE’nin karar düzeltme yoluna gittiğini, müvekkili ile TPE arasında zorunlu dava arkadaşlığının varlığı kabul edilir ise henüz kararın müvekkili yönünden de kesinleşmediğinden bu nedenle davanın sonucunun beklenmesini, ancak ihtiyari dava arkadaşlığı kabul edilirse işbu davanın yargılamanın iadesi davası olarak görülmesi gerektiğini, (HUMK.445/7) maddesine göre iadeyi muhakeme talep ettiğini, zira,
tebligatın ...Ayakkabı A.Ş. tarafından bilerek yanlış adrese çıkarıldığını, esas yönünden ise müvekkilinin markası ile davalı markası arasında 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olmadığı gibi, tescil edildikleri sınıfların da farklı olduğunu ileri sürerek, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/225-613 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği hususunun tesbiti ile kesinleştiğinin kabulü halinde kararın HUMK.445. maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, esasa ilişkin hususların dikkate alınarak yeni bir karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ayakkabı A.Ş.vekili, yargılamanın iadesi istenen dosyanın dava tarihi itibariyle kesinleşmediğini, bu nedenle yargılamanın iadesinin HUMK 445. maddesi gereğince talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/225 - 613 sayılı kararının davacının temyizi üzerine Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2007/8404 - 12684 sayılı ilamıyla temyiz isteminin süresinden sonra olduğu gerekçesiyle reddi suretiyle kesinleştiği bu nedenle sözkonusu ilamın yargılamanın iadesi istemine konu edilebileceği davacının hile olarak nitelendirdiği eylemi öğrendiği andan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde bu taleple dava açıldığı, sözü edilen davanın dava dilekçesinde davalı ...'nın kuruma (TPE) bildirdiği adresi tebligat adresi olarak gösterdiği,
bu adrese çıkarılan tebligatın davalının adresten ayrılmış olması nedeniyle yapılamadığı, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesince tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı ve bu nedene dayalı yargılamanın iadesi isteminin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10676, K. 2010/5567, 18 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama