KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10812 E., 2010/2549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/67-2008/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Diyarbakır Dilan Sineması’nın sahibi olduğunu, davalının 25.11.2005 tarihli icap niteliğinde Dilan Sineması’nda oynayacak filmlerin listesi ve programa giriş tarihlerini içeren yazıyı faksladığını, müvekkilinin 28.11.2005 tarihinde bu film listesini onaylayarak davalıya fakslandığını, ancak davalının bu programın aksine 25.12.2005 tarihinde müvekkilinin sinemasında oynaması gereken “Babam ve Oğlum” filminin 23.12.2005 tarihinden önce rakip sinemada gösterime sokulduğunu, bu filminin müvekkilinin sinemasında oynamamasından dolayı maddi kaybının 40.000,00 YTL olduğunu,
Hababam Sınıfı–Üç Buçuk filminin de 06.01.2005 tarihinde müvekkiline ait sinemada gösterime girmesi gerekirken gönderilmediğini, rakip sinemada gösterime sokularak müvekkilinin zararının 25.000,00 YTL olduğunu, müvekkilinin itibarının zedelendiğini ileri sürerek, toplam 65.000,00 YTL maddi ve 20.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sinemacılık sektöründe pursantaj yönteminin uygulandığını, davacının Maskeli Beşler filmine ait izleyici sayısını eksik beyan ettiğini ve taraflar arasında güven duygusunun sarsıldığını, bu nedenle davacı ile Babam ve Oğlum ve Hababam Sınıfı–Üç Buçuk filmleri ile ilgili mutabakat söz konusu olmadığını, filme ait kopyalar sınırlı sayıda olduğu için yapımcı firmanın talepleri doğrultusunda bu durumun davacıya 15.12.2005 tarihli yazı ile bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi ve manevi tazminata dair davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sinema filmi gösterimine dair anlaşmanın ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 26.05.2007 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde, müvekkiline ait sinemasının sadece 2004 ve 2005 yıllarına ait kar oranları baz alınarak rapor hazırlandığını, Diyarbakır Mega Center Sinemaları’ ndan istenilen faturaların değerlendirmeye tabi tutulmadığını ileri sürerek, yeniden rapor alınması talebinde bulunmuştur. Bilirkişinin yaptığı gibi 2004 ve 2005 yılı kar zarar hesabı ile davacının zararının tespiti mümkün değildir.
Dava konusu filmlerin erken gösterildiği rakip firmanın erken gösterimi nedeniyle elde ettiği kazanç ve davacının bu nedenle yoksun kaldığı kazancın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda gerekli incelemeler yapıldıktan, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10812, K. 2010/2549, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama