KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10830 E., 2010/5961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2007/159 - 2008/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’nin ticaret unvanının asıl unsurunun “Route 66” olup WIPO nezdinde 895351 numara ile bazı yabancı ülkelerde korunan “ROUTE 66” markasının 09, 16, 35, 39, 41, 42, 43, 45. sınıflardaki bazı mal ve hizmetlerin korunması amacıyla TPE’ne başvurduğunu, davalı adına tescilli 4 markanın mesnet gösterilerek davacının marka başvurusunun reddedildiğini, redde mesnet gösterilen davalı adına tescilli 4 marka ile diğer 3 markasının 5 yıldan fazla süredir kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli toplam 7 adet markanın 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, yanıt vermemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen markaların tamamının ROUTE 66 ibaresini içerdiği ve davalı adına tescil edildiği, dava konusu markaların kullanıldığına dair kanıtların davalı tarafından sunulmadığı, hükümsüzlüğü istenilen markaların 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi ve 42/1-c maddesi anlamında ciddi biçimde kullanılmadığının sabit olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin ticaret sicil kaydında yazılı adres ile dava konusu markada “marka sahibinin adresi” olarak gösterilen adrese dava dilekçesinin tebliğe çıkartıldığı, ancak “muhatabın adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği” gerekçesiyle 13.07.2007 ve 13.11.2007 tarihlerinde alınan mahalle muhtarının beyanı üzerine mahkemeye iade edildiği,
bunun üzerine dava dilekçesinin ticaret sicilinde kayıtlı en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 04.12.2007 tarihinde tebliğ edildiği, muhatabın komşusuna ait imzasının 7201 sayılı Yasa’nın 21.maddesine göre yapılacak tebligat için gerekli olup, 35.maddeye göre yapılacak tebligatta imza alınmasının gerekmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10830, K. 2010/5961, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama