KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10924 E., 2010/5963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.03.2008 tarih ve 2006/281-200//100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 02.09.2005 tanzim tarihli taşıma sözleşmesi sonrası müvekkili tarafından Irak’tan davalının Hatay-Dörtyol-İsdemir gümrük sahasına fuel-oil taşındığını, taşıma sırasında meydana gelen ve karşılıklı uzlaşma neticesinde davalı tarafça kabullenilen taşıma sırasındaki beklemelerden kaynaklanan 38.000 USD giderin 13.12.2005 tarihinde fatura edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 38.000 USD navlun ücretinin 13.12.2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 02.09.2005 tarihli sözleşme sonrası davacı tarafından gerçekleştirilen birden fazla taşıma işine ilişkin navlun ücretinin tümünün davacı tarafa ödendiğini, “nakliye beklemelerinden mütevellit gider” iddiası ile açılan davada 13.12.2005 tarihli faturanın tek delil olarak sunulduğunu, oysa bu konuda taraflar arasında bir uzlaşma olmadığını, davacının varlığını iddia ettiği masrafların hangi kalemlerden oluştuğunu ve bunların dayanaklarını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 02.09.2005 tarihli taşımacılık sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacının Irak Devleti’nden alınan akaryakıtın Hatay, Dörtyol İsdemir gümrük sahasına taşınması işini yüklendiğini, davacı tarafın “dava konusu 13.12.2005 tarih ve 38.000 USD tutarlı faturanın navlun alacağına ilişkin olarak düzenlendiğini, tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş olduğunu” iddia ederek 38.000 USD’lık alacağın tahsilini istediği, davalı tarafın ise tüm navlun ücretinin ödendiğini savunarak,
“davacının taşımadan doğan masraf talep etmesine rağmen faturanın navlun ücreti olarak düzenlendiğini, sözleşmenin 5. maddesine göre bekleme ücreti talep edilemeyeceğini” belirttiği, dava konusu faturaya temel olan hukuki ilişkinin davalı tarafından kabul edilmediği, bu nedenle davacının faturada yazılı olan navlun ücretine hak kazandığını kanıtlaması gerektiği, buna ilişkin taşıma belgelerinin dosyaya ibraz edilmediği, sözleşmenin 5. maddesinde taşımadan kaynaklanan ücretin nasıl belirleneceğinin kararlaştırıldığı,
buna göre taşıma ücretinin CMR makbuzu, fatura, denetim belgesi ve diğer gerekli belgelerden sonra ödenebilir olduğunun belirlendiği, 38.000 USD alacağın dayanağı olan CMR belgesi, denetim belgelerinin davacı tarafından sunulamadığı, davalı tarafından faturaya 8 günlük sürede itiraz edilmemesi ve faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin taşıma işinin de gerçekleştiğinin ispatı olamayacağı, davacı tarafından “bekleme ücreti” şeklinde bir talepte de bulunulmadığı gibi bunu kanıtlar belge de ibraz edilmediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10924, K. 2010/5963, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama