KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10966 E., 2010/5878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 tarih ve 2007/111-2008/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, tebliğe rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yüzden fazla ülkede temizlik, gıda ve kişisel bakım ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi bir çok markanın sahibi olduğunu, ilk kez 1953 yılında tescil edilen "..." markasını da dava dışı ...
Gıda ...yi şirketinden 2004 yılında devraldığını, davalının ise ... markası ile ayniyet arzeden "... "işaretini 2003 27341 no ile adına tescil ettirdiğini ve müvekkilinin ... markası ile aynı emtiada kullanmakla kalmayıp, yazı tipi, renk, ambalajı da aynen taklit ederek karışıklık ve iltibas yaratmak suretiyle markanın tanınmışlığından haksız kazanç elde ettiğini, 556 Sayılı KHK nın 8/1-4, 9/1 ve 61/1 maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz edildiğini, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının TTK 20/2 maddesi anlamında basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını,
müvekkilinin markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, haksız rekabetin söz konusu olduğunu ileri sürerek, Konilli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının Konilli markasının aynı ürün grubu içinde kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemitir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın tescilli markaya dayanılarak, karışıklık yaratıldığı iddiası ile başka bir markanın hükümsüzlüğüne ve kullanımın haksız rekabet yarattığının tespitine ilişkin olduğu, ... kelime markasının 04.08.1999 tarihinden geçerli olacak şekilde 29.sınıfta 99 012777 no ile ticaret markası olarak; ... +Şekil işareti ise 02.01.1992 tarihinden geçerli olacak şekilde 29.sınıfta mısır özü yağında 132707 no ile ticaret markası olarak davadışı ...
Gıda ...yi ve Ticaret A.Ş.adına tescilli iken gerçekleştirilen devir sonucunda davacı ... ...yi ve Ticaret TA.Ş.adına tescil edilip ilanının yapıldığı, hükümsüzlüğü talep edilen markanın ise ... olup, 10.10.2003 tarihinden geçerli olacak şekilde 3. ve 29. sınıflarda 2003 27241 no ile davalı ... adına ticaret markası olarak tescil edildiği, davacının markası ..., davalının markası ise Konilli olduğundan birebir aynılık söz konusu olmayıp, 556 Sayılı KHK’nın 8(a) bendi hükmünün uygulanması mümkün değil ise de, (b) bendinde yer alan “benzerliğin” söz konusu olduğu,
ancak bu halde de markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin de aynı veya benzer olması gerektiği,davacının 99 12777 sayılı markasının emtiası yenilebilir sıvı ve katı yağlar, 132707 sayılı markasının emtiası ise mısırözü yağı olup, davalının Konilli markasının emtiası incelendiğinde deterjanlar, parfümler, ojeler, kağıt mendiller, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler, cilalar, kozmetik parfümeri ile sabun üretiminde kullanılan doğal ürünler olduğu ve davacının marka emtiası ile aynı veya benzer sayılamayacağı,
kural olarak markanın tescil edildiği emtiada kullanılmasının hükümsüzlüğüne karar verilene kadar haksız rekabet teşkil etmediği,ancak dava dosyası içerisindeki fotoğrafların incelenmesinden, davalının markasını tescil ettirdiği emtia içerisinde yer almamasına rağmen, zeytinyağı ürününde kullandığı,davalının bu eylemi başlı başına haksız rekabet teşkil ettiği gibi kullanım tarzı da nazara alınarak Konilli ibaresinin davacının kullandığı stilize edilmiş “k” harfi ile birlikte ve benzer renkler ve ambalajlarla kullanıldığı saptandığından bu bakımdan da eylemin haksız rekabet teşkil ettiği,davacının markasının tanınmışlığına da dayandığı,
556 Sayılı KHK' nın 7. maddesinde “Paris Sözleşmesinin 6 B maddesi anlamında tanınmış markalardan” bahsedilmekte olduğu, Paris Sözleşmesi anlamında bir markanın tanınmış bir marka olarak kabul edilmesi için “dünyaca ünlü ve herkes tarafından” bilinmesi gerekmemekte, “toplumun ilgili kesiminde” tanınması yeterli görülmekte ancak bu kesimdeki tanınmışlığın ise “önemli ölçüde” olması gerekmekte olduğu, davacının markasının tanınmışlığına ilişkin belirtilen bu kriterleri karşılayacak mahiyette hiçbir delil ibraz etmediği,
bu şekilde markasının tanınmışlığını ıspat edemediği anlaşıldığından buna dayanamayacağı, benzer markanın ise emtiasının farklı olması nedeniyle hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, davalının Konilli işaretini tescil ettirdiği sınıfı kapsamamasına rağmen yenilebilir yağlar emtiasında kullanmasının haksız rekabet yarattığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalının 03 ncü ve 29 ncu sınıfların tamamında tescil ettirdiği markasının 556 sayılı KHK'nun 8/1-b ve 4 ncü bent hükümlerine dayalı hükümsüzlüğü istemine de ilişkindir.
Davacı markalarından biri "mısırözü yağı" emtiasına, diğeri 29 ncu sınıfın 07 alt grubunda yenilebilir sıvı ve katı yağlar" emtiası başlığı ile sayılan emtialara ilişkindir. Mahkemece davacının "...", davalının "..." ibareleri arasında benzerliğin bulunduğu, ancak emtiaların farklı olduğu, tanınmışlık iddiasının da kanıtlanamadığı sonucuna varılıp, dava reddedilmiştir.
Oysa mahkemece, tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, re'sen değerlendirme yapılıp,sonuca gidilmiştir.
Somut olarak tanınmışlığa ilişkin bilgi ve belge sunmayan davacı dava dilekçesinde TPE kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine ilişkin delillere de dayanmış olmakla, tanınmışlık ile ilgili TPE nezdinde bir idari karar alınıp alınmadığının TPE'den sorulması, böyle bir kararın bulunduğu cevabı geldiğinde buna ilişkin dayanak bilgi ve belgelerin celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, bu yönde delil ibraz etmediği gerekçesiyle tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığı sonucuna varılması eksik incelemeye dayalıdır.
Nitekim, temyiz dilekçesine, davacının "..." ibareli markasının tanınmış marka olarak TPE nezdinde kayıtlı olduğuna dair TPE'nün bir yazısının fotokopisi eklenmiştir.
Bu durumda, TPE'nün bu kaydının dayanak bilgi ve belgeleri de celbedilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle davacının tanınmışlık iddiası üzerinde yeterince durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekli olup, bu yönde eksik incelemeye dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, davalının markasını tescil ettirdiği entiaların farklı olduğu sonucuna varılırken, gerekçede sayılan davalı emtiaları 03 ncü sınıf emtiaların tamamına ilişkin olup, davalı markasının tescilli olduğu 29 ncu sınıfın tamamı içerisinde yer alan 07 alt grupta, "yenilebilir sıvı ve katı yağlar" başlığı altında sıralanan emtiaların varlığı gözden kaçırılmıştır. Davacı markalarından biri sadece bu 07 alt gruba ilişkin emtialar ile sınırlı olup, davalının 07 alt grup emtiaları ile tamamen aynıdır. Davacı markasının tanınmış olmadığının kabulü halinde dahi, davalı markasının 29.07 alt grup yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, bu grup emtia bakımından da hükümsüzlük isteminin reddi de hatalı olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10966, K. 2010/5878, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama