KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11327 E., 2010/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2008 tarih ve 2007/223-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının www.pokersitesi.com adresinden yayın yaparak internet yolu ile casino tanıtım, reklam ve yönlendirme yaparak sanal ortamda kumar oynattığının belirlendiğini, 3670 sayılı Kanun ve 320 sayılı KHK gereğince Türkiye'de şans oyunu tertip etme yetkisinin müvekkiline ait olduğunu, tekel hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalı müdahalesinin ve haksız rekabetin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanının dava dilekçesinde yanlış yazıldığını, müvekkilinin içerik sağlayıcı değil, erişim sağlayıcı olduğunu ve içerik ile ilgili sorumluluğu bulunmadığını, site sahibi ve içerik sağlayıcının İngiltere'de kurulu "moovin on up" firması olduğunu, erişimi durdurduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı şirketin alan sağlayıcı olup, içerik sağlayıcı olmadığı, alan sağlayıcıların hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, davanın içerik sağlayıcı şirkete açılması gerekirken, alan sağlayıcı davalı davalı şirkete karşı açıldığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verillmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde "İnternet Web Tasarım Reklam Ltd. Şti. Web İletişim Başkent Hosting" davalı gösterilmiştir. Davalının adresine gönderilen tebligatı bir çalışanın alması üzerine "Başkent 06 Tasarım Yazılım Mühendislik İnternet Teknolojileri Limited Şirketi" unvanlı şirket vekili aracılığı ile davaya cevap vererek dava konusu siteye sadece erişim sağlama hizmeti veren müvekkilinin sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davacı vekili 25.12.2007 tarihli dilekçesinde ve 31.01.2008 tarihli oturumda davaya cevap veren şirket aleyhine dava açmadıklarını kendisine ait olmayan tebligat almak suretiyle yanıt verildiğini, dava dilekçesinde gösterilen davalının davaya taraf olabileceğini ileri sürmüştür. Davaya cevap veren şirket vekili ise, tebligat gönderilen adresin müvekkili şirketin adresi olduğunu, davalı konumunda olduklarını düşünerek cevap verdiklerini savunmuştur.
Ticaret siciline verilen cevapta, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirketin sicilde kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 21.03.2008 tarihli dilekçesinde ve rapora itirazında site sahibinin davalı şirket olduğunu belirlediklerini, halen sitenin faaliyette olmamasının, sitenin adı yazıldığında başka bir yabancı firmanın ekrana gelmesinin dava konusu taleplerin haklılığını ve davalı şirketin sorumluluğunu kaldırmayacağını, dava tarihi itibariyle doğru hasma karşı dava açtıklarını ısrarla beyan etmiştir.
Mahkemece davaya yanıt veren şirkete husumet yöneltildiği kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ve karar başlığında bu şirket davalı gösterilmiştir.
Bu durumda, davacı vekilinin iddiası ve beyanları çerçevesinde davalının dava dilekçesinde gösterilen şirket olduğunu kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı şirketin davalı olarak benimsemediği ve başka bir tüzel kişilik olduğunu ileri sürdüğü şirketin verdiği cevap üzerine yargılamanın bu şirket hakkında sürdürülüp hüküm tesis edilmesi ve karar başlığında davalı olarak gösterilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11327, K. 2010/2037, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama