KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11432 E., 2010/2302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/1 - 2008/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma çalışanlarınca hazırlanan haritanın dava dışı Gama Prom.Tic.Ltd.Şti. tarafından davalı Pakpen Plastik Tic.A.Ş. adına hazırlanan 2005 yılı ajandasında kullanıldığını, müvekkiline telif ücreti ödenen bu 2005 yılı anlaşmasından sonra davalı Pakpen Plastik Tic.AŞ’nin telif ücreti ödemeksizin diğer davalı firma ile anlaşarak 2006 yılı ajandasını yaptırdığını, ajandada müvekkiline ait haritanın kullanılmasının marka hakkına ve 5846 Sayılı Yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu haritayı içerir 2005 yılı ajandasının hazırlanması işini sipariş eden davalılardan Pakpen Plastik Tic.A.Ş.’nin bu siparişin maddi varlığı üzerinde kullanım hakkının bulunduğu bu nedenle 2005 yılında yaptırdığı ajanda içeriğindeki haritayı 2006 yılına ait ajandada kullanma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 18/2. maddesine göre, aralarındaki sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri, bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir.
Davacı şirket, anılan maddede açık bir şekilde belirlendiği üzere davaya konu eserin mali hak sahibi olup, eserin manevi haklarının sahibi değildir. Bu nedenle davacının manevi tazminat talebi yönünden davanı reddi doğru ise de, maddi tazminat açısından ret kararı yerinde değildir. Zira; anılan kanun maddesinin hükmüne göre, somut olaydaki dava konusu haritanın mali haklarını kullanma yetkisi davacıya aittir. FSEK'nun 48. maddesi uyarınca da, mali hakları kullanma yetkisi süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak bir başkasına devredilebilir.
Davacı ile dava dışı Gama Prom.Tic.Ltd.Şti. arasındaki sözleşmenin 4/2. maddesine göre davacı tarafça meydana getirilen haritanın mali haklarını kullanma yetkisi sadece 2005 yılına ait ajandalarda kullanılmak üzere sınırlı olarak devredilmiştir. O halde söz konusu harita üzerindeki mali hakların anılan süre sonunda tekrar davacıya intikal ettiğinin kabulü gerekir. Davada ise uyuşmazlık konusu harita davalılar tarafından herhangi bir devir sözleşmesi olmaksızın 2006 yılı ajandası olarak çoğaltılıp dağıtıldığına göre, davalılar eylemi FSEK'nun 22. ve 23. maddelerinde belirtilen çoğaltma ve yayma haklarına tecavüz oluşturmuştur.
Bu itibarla mahkemece, somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen bilirkişi raporu nazara alınmak suretiyle eser sipariş sözleşmesi üzerine meydana getirilen haritanın sonraki yıllarda da davalılardan sipariş veren firma tarafından kullanılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11432, K. 2010/2302, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama