KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11607 E., 2010/2455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2008 tarih ve 2006/655-2008/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre'de faaliyet gösterdiğini, kurulduğu günden bu yana kullandığı ve dünyanın birçok ülkesinde tescilli olan "BREITLING" ve "BREITLING + Şekil" ibareli markaların gerçek sahibi olduğunu, davalı şirketin “BREITLING + Şekil” markasını Türkiye'de tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibi olan davacının maddi ve manevi zararlara uğradığını ileri sürerek, davacının “BREITLING + Şekil” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalı adına tescilli “BREITLING + Şekil” markasının hükümsüzlüğüne ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının 14. sınıfta, müvekkili markasının ise 18, 25 ve 34. sınıflarda tescilli olduğunu ve davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının "BREITLING" markasının Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka ve 556 sayılı KHK''nin 7/1- I maddesi anlamında koruma altında olduğu, davalı tescilinin MK'un 2. maddesine uygun olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının "BREITLING" markasının tanınmış olduğu tespit edildiğinden, davalı adına tescilli “BREITLING + Şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11607, K. 2010/2455, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama