KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11625 E., 2010/6206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.05.2008 tarih ve 2006/681-2008/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya' da okul ve ofis mobilyaları üretimi alınında 1898 yılından beri faaliyet gösterdiğini, 1997 yılında Almanya' da adına tescil ettirdiği sandalye tasarımlarının davalı şirketçe aynen taklit edilerek 11.04.2005 tarih ve 2005/1162 sayı ile tescil edildiğinin öğrenildiğini, tasarımının geri çekilmesi için keşide edilen ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek,
554 sayılı KHK.'nin 43.maddesi uyarınca davalı tasarımının hükümsüzlüğünün tespitini ve sicilden terkinini, davalının yarattığı iltibasın ve haksız rekabetin önlenmesini,hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiş, 06.07.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının müvekkiline ait ürün kompozisyonları ile reklam şekillerini de aynen taklit ettiğinin yargılama sırasında öğrenildiğini bildirerek, davalının bu fiillerininde davaya dahil edilmesini istemiştşir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu tasarımını hiçbir şekilde piyasaya sürüp kullanmadığı gibi 21.11.2006 tarihli dilekçe ile TPE' ne başvurarak iptal ettirdiğini, dolayısıyla davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin tasarımının davacının tasarımına benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının tasarımının 21.11.2006 tarihli talebi üzerine TPE.'nce iptal edildiği ve iptalin 01.02.2007 tarihli bültende yayımlandığı, 11.11.2006 dava tarihinden sonra yayımlanması ve 554 sayılı KHK'nin 45.maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğuracağı, böylece KHK.ile sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı dikkate alındığında, davacının hükümsüzlük talebinde hukuki yararın bulunduğu, dava konusu tasarımın 1997 yılında davacı tarafından Almanya' da üretilip ilk kez davacı tarafından kullanıldığı,
davalı tasarımının davacının tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalının bu tasarımları fuarda sergilemek, tasarımın internet üzerinde davacı tarafından kullanılan görsellerini aynen kullanmak eylemlerinin TTK.'nun 56 vd.maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş hali ile davanın kabulüne, davalı adına tescil ve iptal edilmiş bulunan tasarım tescilinin 554 sayılı KHK.' nin 43/1-a ve 45/1.maddeleri uyarınca başvuru tarihinden geçerli olmak üzere hükümsüzlüğüne, konusuz kalan sicilden terkin talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,
davacıya ait ürün tanıtım ve reklam şekillerinin davalı tarafından internet sayfasında kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davalının tescilli tasarımını kullanmasının değil, davacıya ait ürün broşürlerinin ve internet sayfasında kullanılan reklam şekillerinin aynen taklit edilmesinin haksız rekabet sayılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11625, K. 2010/6206, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama