KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11641 E., 2010/6596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2007/140-2008/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalılardan Değer Taş. Pet. DIş Tici. Ltd.
Şti.avukatı ... gelip, diğer davalı TPE Başkanlığı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "ŞAHLANAN AT "biçimini ihtiva eden 2004/19754, 2004/20735, 2000/1673, 2000/1678, 2005/39629 ve 2005/39630 sayılı markalarına iltibas oluşturan, ayrıca bunların tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek, ayrıca itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyebilecek, davalıya ait 4, 9, 39,
40 ve 42. sınıf mal ve hizmetleri içeren "DEĞER OİL+şahlanan at "biçimini ihtiva eden marka tescil başvurusunun reddi arzusu ile gerçekleştirdikleri itirazın nihaî olarak YİDK tarafından 2007/M-1052 sayılı kararla kısmen reddedildiğini,oysa özellikle davalının 9. ve 42.sınf emtiaları ile davacının 9,37,39. sınıf emtialarının benzer olduğunu,bunların 556 sayılı KHK.nun 8/1-b maddesi uyarınca,diğerlerininin 8/4 ncü maddesi uyarınca terkini gerektiğini,"ŞAHLANAN AT"şeklinin esas unsur olduğunu,
ibarelerin benzerliğinin zaten YİDK kararı ile de saptandığını,davalı şirketin itirazın kısmi kabulüne itiraz etmemekle ibarelerin benzerliğini benimsediğini ve bu hususun kesinleştiğini ileri sürerek,davalı başvurusunun bazı sınıflar için tescili işlemlerinin devanına dair YİDK kararının iptaline ve bu sınıflar için tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacıya ait markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler itibariyle karıştırma doğmayacağını;davalı şirket vekili ise, müvekkili başvurusunun konusu işaretin davacı markaları ile benzer bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi görüşüne ve tüm dosya kapsamına göre,davalıya ait 02.08.2006 gün ve 2006/37659 sayılı marka tescil başvurusuna, davacı vekilinin müvekkili adına tescilli markalara dayanarak iltibas ve tanınmışlık vakıalarına istinat ederek gerçekleştirdiği itirazın nihai olarak YİDK tarafından 2007/M-1052 sayılı kararla kısmen reddedildiği, başvurunun marka olarak tescil edildiği,
TPE’ nin davalıbaşvurusu ile davacı markalarını benzer görmesinin, davalının bu karara karşı dava açmamasının bu vakıayı kabul ettiği sonucunu doğuramayacağı, davacının ŞAHLANAN AT biçimini taşıyan markaları ile davalı başvurusunun konusu olan DEĞER OİL+şekil ibareli marka arasında, toplu olarak bıraktığı umumî intibâ itibariyle ortalama alıcı ve/veya yararlanıcılarını, birinin yerine diğerinin alınması yahut aralarında işletmesel bağlantı olduğu biçiminde yanılgıya düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
davalı başvurusunun davacının markalarının ulaştığı tanınmışlıktan haksız yarar sağlamasının yahut onun itibar ve ayırt ediciliğini zedeleme ihtimalinin bulunmadığı, zira davacı markalarındaki şahlanan at betimlemesinin doğal bir modelden alınmış resimli bir bileşen olduğu ve bu hayvana özgü sıçrama hareketini gösterdiği, oysa davalı başvurusunun konusu olan işaretin davacı markasındaki betimlemeyi aynen içermediği ve farklı olduğu gibi, bu işarete ayırt edicilik katan DEĞER OİL ibaresiyle birlikte olduğu,
semantik bakımdan aralarında doğada bulunan hayvanın genel biçimi itibariyle benzerlik bulunmasının karıştırmaya sebebiyet verebilecek mahiyette bulunmadığı, daha önce başka bazı markalarla ilgili olarak davacı ile dava dışı şirketler arasında verilen kararların iş bu dosyadaki hadiseye uyarlığının bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11641, K. 2010/6596, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama