KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11692 E., 2010/6315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 tarih ve 2007/176-2008/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin antrepo hizmeti veren bir şirket olduğu, davalıya ait 41 kap 1.121 kg eşyanın taşıyıcı ... A.Ş.tarafından İtalya' dan taşınmaz suretiyle 13.12.2000 tarihinde müvekkiline ait antrepoya teslim edildiğini, davalının mal teslim emtiasının taşıyıcıdan teslim aldığı eşya ile ilgili olarak gümrükçüsü firma aracılığı ile antrepo beyannamesi verdiği halde eşyayı halen antrepodan teslim almadığını ileri sürerek 13.12.2000-08.02.2007 tarihleri arası işlemiş bulunan 10.879,86 Euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince taşıyıcı şirketet gönderilen 07.12.2000 tarihli yazıyla müvekkil adına yükleme yapılmaması, yüklenen malların kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, ancak taşıyıcı firmanın buna rağmen malları Türkiye' ye getirdiğini, sırf malların tasfiyeye tabi tutulmasının diye antrepo beyannamesinin verildiğini, bilahare 18.01.2001 tarihinde menşeine iade beyannamesi verilerek malların iadesinin gümrük müdürlüğünden talep edildiğini, gümrük makamlarının ihmali neticesinde bu malların antrepodan alınıp yurtdışı edilemediğini, davacının kötü niyetli olduğunu,
malların ekonomik değirini tamamen yitirmiş eşya olduğu için tasfiyeye tabi tutulması gerekirken malların antrepoda bekletilmesinin yasal mevzuata da aykırı olduğunu, davacının müvekkiline 05.07.2004 tarihinde bildirimde bulunulması karşısında Gümrük Kanunu' nun 177/3 maddesi uyarınca 60 gün içinde alınmayan malın tasfiyesi yoluna gidilmesi gerekirken, 05.09.52004 tarihinden sonraki kısım için müvekkilinden alacak talep edilemeyeceğini, davacının tek taraflı olarak belirlemiş olduğu ardiye ücreti ve hesabının kabul edilemeyceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taşıyıcı firmanın Gümrük Kanunu' nun 43/2-a maddesine göre dava konusu yükü de kapsayan özet beyanı gümrük idaresine verdiği, Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük Müdürlüğünün 24.04.2006 tarihli yazısında söz konusu eşyaların alıcısı davalı tarafından antrepo beyannamesinin verildiği, taşıyıcının taşıma edimini yerine getirip süresi içerisinde gümrüğe sunduğu özet beyanını tescil ettirmekle eşyalar üzerindeki tasarruf yetkisi ve sorumluluğunun sona erdiği,
ardiyeci ve malı temsil eden diğer belgeleri olan davalının malı hükmen teslim aldığının kabulünün gerektiği, dıavalının gümrük temsilcisi tarafından eşya için gümrük antrepo beyannamesi verilerek antrepo rehinine tabi tutularak eşyanın antrepoda kalma süresinin sınırsız hale getirildiği, bu nedenle antrepo işleticisinin davalıdan ücret tarifesine göre ardiye ücreti talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, 10.849,99 Euro' nun dava tarihindeki değeri üzerinden davanın kısmen kabulü ile toplam (20.000,00)YTL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11692, K. 2010/6315, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama