KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11783 E., 2010/2552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2006/123 - 2008/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde ASKİ şebekesinden geçen atık suların debisinin aniden yükselerek yoğunluğu taşıyamaması nedeniyle geri teperek hasar meydana geldiğini, 6.765,00 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, anılan hasar bedelinin 13.03.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, Deşarj Yönetmeliği’nin 10/m ve r maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, zararın içme suyu tesisatındaki arızadan kaynaklanmadığı, davalı idareye ait kanalizasyon tesisatındaki tıkanmadan kaynaklanan geri tepmeden dolayı meydana geldiği, davacı ... şirketinin sigortalısının malların muhafazası için uygun yerler seçmesi, olabilecek zararların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve suyun tahliyesi için giderlerin yaptırılması gibi nedenlerle %20 oranında kusurlu olduğu,
Deşarj Yönetmeliği’nin 10. maddesinde idarenin sorumlu olmayacağı düzenlenmiş ise de kanalizasyon bağlantı işlemlerinin idare tarafından kanal vizesi verilmek suretiyle sağlandığı, parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirlerin alınıp alınmadığını denetlemenin ve tedbir alınmamış ise vize verilmemesi görevinin ve kanalları zaman içinde kontrol edip tıkanıklık varsa temizleme görevinin idarede olması nedeniyle davalı ASKİ’nin %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı apartman yönetiminin ise %50 kusurlu olduğu,
BK’nun 50. maddesi uyarınca birlikte zarar verilmesi halinde zarar verenlerin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, sigortalının %20 kusurunun zarardan tenzili ile 6.765,00 YTL zararın 5.412,00 YTL’sinden davalı idarenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.412,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalı işyerinde hasar meydana gelmesinde davacının %20 oranında, davalı ASKİ’nin %30 oranında, dava dışı apartman yönetiminin %50 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği ve dava dilekçesinde diğer zarar sorumlularından müştereken ve müteselsilen tahsil talebi bulunmadığı halde, davalı ASKİ’nin sadece kendi kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davacının %20 kusur oranına isabet eden meblağ toplam zarardan indirilerek davalı ASKİ aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11783, K. 2010/2552, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama