KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11800 E., 2010/6574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2007/248-2008/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin mensubu olduğu, diğer davalının ise yönetim kurulu başkanı bulunduğu Kombassan Grubu şirketlerince, yüksek faiz getireceği vaadiyle müvekkilinden para alındığını, karşılığında şirkette ne kadar paranın bulunduğunu gösteren belgeler verildiğini, paranın her an geri çekilebileceği garanti edildiği halde müvekkiline ödeme yapılmadığını, müvekkili ile davalı şirketler arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davalı ...’in TTK’nun 336. maddesi uyarınca da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek,
davalılarca geçerli bir hisse devri yapılamayacağının ve müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, 26.04.2000 tarihi itibariyle davalılarda bulunan (20.345)DM karşılığı (17.771,17)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Kombassan İnşaat A.Ş.’nin ticari merkezinin Konya’da olduğundan HUMK’nun 17. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisiz bulunduğunu, davacının anılan şirketin ortağı olduğundan TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca hisse bedelinin davacıya iade edilemeyeceğini, diğer müvekkilleri ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından davalılardan Kombassan İnşaat A.Ş.’ne para ödendiği ve davacıya 26.04.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, davalı tarafça sunulan pay defteri örneğinin incelenmesinden de davacının anılan şirketin ortağı olarak gözüktüğü, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılan davanın
HUMK’nun 17. maddesi uyarınca anılan şirketin ticaret merkezinin bulunduğu Konya’da görülmesi gerektiği, davalı ...’in diğer davalı şirketlerin yetkilisi olduğu, davalı ... Holding A.Ş.’nin ise grup şirketi oldu ve ortaklık belgesi ile bu davalıların bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... İnşaat A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve anılan şirket hakkındaki dosyanın tefriki ile yetkili ve görevli Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerçekten de HUMK.’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ... ve davalı ...
Holding AŞ. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11800, K. 2010/6574, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama