KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11859 E., 2010/2841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/110 - 2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile kartlı ödemeler sözleşmesi imzalayarak üye işyeri sıfatıyla pos cihazının müvekkilinin işyerine bağlandığını, dava dışı müşteri olan ...’in 25.07.2005 tarihinde yapılan satış tutarı 9.750,00 TL’nı kredi kartı ile ödediğini, aynı gün içinde aynı müşteri tarafından 9.600,00 TL tutarında birbaşka alışveriş daha yapılarak kredi kartı ile ödemenin gerçekleştiğini, davalı banka sisteminin bu kredi kartı çekimlerine sliplerde onay verdiğini ancak daha sonra parayı çekmek üzere bankaya gidildiğinde hesabına bloke konulduğu için toplam 19.350,00 TL satış tutarının ödenmediğini ileri sürerek, anılan satış bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelik sözleşmesine aykırı olarak satış tutarı için tek bir provizyon talebinde bulunma ve tek belge düzenleme kuralını ihlal ederek slip bölmesi yaptığını ve bu şekilde satıştaki provizyon engelini aşarak sahta kredi kartıyla işlem yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı müşterinin kimlik belgesindeki imza ile ödeme belgesine satış esnasında attığı imza farkının davacı satıcı tarafından denetlenmemesi ve satış işlemi için tekbir belge düzenleyip yüksek işlem miktarı nedeniyle bankadan provizyon alması gerekirken slip bölmesi yaparak sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle davalıdan talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11859, K. 2010/2841, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama