İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12008 K.2010/3175

Taraflar arasında görülen davada Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2007/379-2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2008/12008Karar2010/3175Tarih23 Mart 2010Okuma4 dk · 766 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/12008 E., 2010/3175 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

766 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2007/379-2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının sorumluluğunda bulunan rögarın aşırı yağan yağmur nedeniyle tıkanması sonucu taşan suların müvekkili tarafından sel ve su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerine dolduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 10.030 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortalı binanın atık su tesisatının suyun geri gelmesine engel olucu şekilde yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde atıksu tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, bu nedenle davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait rögarın tıkanması sonucu taşan suların girerek zarar verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait atık suların toplandığı rögar ve atık su kanalı da maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu tesisatın kötü yapılmasından, tıkanmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.

Somut olayda, ekspertiz raporunda aşırı yağan yağmur sonucu davacıya sigortalı işyerinin ön kısmında yolda bulunan ana rögarın yetersiz kalması nedeniyle taşan suların sigortalı işyerinin bodrum katına girdiği ve burada bulunan mobilya ve halılara zarar verdiği belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, sigortalı işyerinin bodrum katında bulunan asansör boşluğu kuyusunda bir miktar suyun bulunduğu,

bu suyun iki pompa ile bodrum kat tavanından bina ön girişinde bulunan rögara, buradan da yine pompa vasıtası ile 6 m uzaklıktaki caddedeki pik ızgaralı yağmur suyu kanalına boşaltıldığı yani asansöre ait kuyuda bulunan/toplanan suların bodrum katta yapılmış olan hat ile caddedeki yağmur suyu ızgarasına boşaltıldığı, yol kotundaki yağmur suyunun yükselmesi ile rögardan bu suyun geri teptiği, binada geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Davalı vekili ise bilirkişi raporuna karşı, işyeri önündeki caddede bulunan ana rögarın tıkanması sonucu kaldırımı aşan suların işyerine girerek hasar verdiğini, geri tepme sisteminin bulunmamasının hasarın meydana gelmesinde bir etken olmadığını ileri sürerek itiraz etmiş, mahkemece davacının olayın oluşuna ilişkin baştan beri ileri sürdüğü bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, dosya içinde mevcut ve olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan ekspertiz raporu ile tanık olarak dinlenen davacının sigortalısının beyanına göre, işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın aşırı yağmur nedeniyle tıkanması ve kaldırımı aşarak taşan suların işyerinin içine girmesi sonucu hasarın oluştuğu, ayrıca tanık beyanında işyerinin zemin altı seviyesinde bulunan pis su gider borusunun duvara monteli yerinden sökülerek içeri su girmesi sonucu da hasarın oluştuğu belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı ciddi itirazlar değerlendirilerek zararın nasıl oluştuğuna ilişkin somut bir belirleme yapıldıktan sonra, şayet zarar, davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının sigortalı binanın malikinin kusuru nedeniyle kesilmiş olduğu,

ancak zarar, davalının yağmur sularının toplandığı rögarın yetersizliği veya tıkanması sonucu taşan yağmur sularının işyerine girmesi sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının kesilmediğinin kabulü gerekir.

Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tesbit edilip, davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenlerin olayda mevcut olup olmadığı belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12008, K. 2010/3175, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12008
Karar No
2010/3175
Tarih
23 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12014 K.2010/3068
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12015 K.2010/2847
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12016 K.2010/3094
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12017 K.2010/3106
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12021 K.2010/3105
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12022 K.2010/2998

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.