KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12042 E., 2010/6928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2005/500 - 2008/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı Av. ... ile ... ile davalı karşı davacı vekili Av. ... temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (K.Davalı) vekili, müvekkili adına "...
Kumaşçılık"markasının 24.sınıftaki kumaş emtiasında adına tescil edildiğini, davalıların ayrı kentte, aynı çarşıda, aynı alanda faaliyette bulunan işyerinde müvekkili markasını ünvan ve marka olarak kullandığını ileri sürerek davalıların müvekkili marka hakkına tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tespiti ile önlenmesine, ünvanlarından marka sözcüklerinin silinmesine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (20.000.000.000) TL maddi ve (30.000.000.000) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davlılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davaya cevabında ise, müvekkilinin 1974 yılından beri kumaş ticareti ile iştigal ettiğini, daha sonra "...
Kumaşçılık" ünvanı altında ikinci bir işyeri açarak faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin aile ferdi olan davalı ...'i yanına aldığını, bir süre sonra bu birlikteliğin sona erdiğini, "... Kumaşçılık" ünvanlı firmanın müvekkiline ait olduğunu, davalının marka ve unvan üzerinde hiç bir hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı (K.Davacılar) vekili davaya cevabında, davacı ile müvekkili ...'in kardeşi olup, 1987 - 2003 yılları arasında "... Kumaşçılık" unvanlı iş yerinde ortak faaliyet gösterdiklerini, bu 15 yıllık süreçte davacının ayrı bir yerde "...
Manifatura" adı altında faaliyet gösterdiğini, 2003 yılında adi ortaklığın sona erdiğini, devir anlaşmasına göre birlikte faaliyette bulunulan işyerinin mülkünün ...'e verildiğini, buna karşılık dükkan içerisindeki ticari emteanın ...'e bırakıldığını, mecur tahliye edildikten sonra müvekkili ...'in yeni ortağı eşi ile yeni adresinde "... Kumaşçılık" ünvanı ile faaliyetine devam ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının "...
Hoca" olarak tanıdığını, markayı ilk olarak ihdas ve istimaı eden, piyasada maruf hale getiren gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu belirterek asıl davanın reddi ile karşı davasında, davacı (k.davalı) adına olan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, (5.000) YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacı - k.davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı - k.davalı ...'ün 05.03.1975 tarihinden beri Kızılay Meydanı No : 7 Düzce adresinde şahsi olarak ticari faaliyette bulunurken ayrıca 11.07.1988 tarihinde kardeşi olan davalı k. Davacı ...'le birlikte ...Sokak No: 24 Düzce adresinde ...
Kumaşçılık ünvanı ile ayrı bir adi ortaklık kurdukları, davacının ilk iş yerini ... - ... ünvanı ile faaliyette bulunduğu, 04.03.2003 tarihli protokolle davalı ...'in 31.12.2003 tarihine kadar kira vermeden iş yerinde faaliyetine devam edeceği, bu tarihte dükkanın içindeki satış mallarını alarak işyerini boşaltacağının kararlaştırıldığı, bu protokolle tarafların aralarındaki ortaklığa son verdiğinin anlaşıldığı, davacı ...'un adi ortaklıktan ayrılarak şirketin devamını davalı ...'e bıraktığı ve hissesini davalı ...'ye devrettiğinden söz edilemeyeceği,boşaltılan işyerinde davacının 20.05.2004 tarihinde şube olarak faaliyete başladığı,
böylece davalı ...'le kurdukları adi şirketi devam ettirme niyetinde olmadığı, bundan sonra davacı ...'un 26.08.2003 tarihinde "... Kumaşçılık" ibaresini adına tescil ettirdiği, "...
Kumaşçılık" ünvanı üzerinde Borçlar Kanunun 525.maddesi gereğince her 2 tarafın müşterek hak sahipliğinin söz konusu olduğu, müşterek maliklerden birinin bu markayı tek başına adına tescilinin kötüniyetli bir tescil olduğu, markanın tescili olduğu dönemde haksız kullanımından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise davacı - k.davalı adına tescilli "... Kumaşçılık" markasının hükümsüzlüğüne sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılardan ...’ün şahsı adına davacı-karşı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etme hakkı yok ise de; adi ortaklık olarak davalılar-k.davacıların birlikte hareket etme zorunlulukları nedeniyle adı geçenin davada yer almasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar-k.davacılar vekilinin tüm, davacı-k.davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karşı davada istem: Davacı-k.davalı markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile 5.000 YTL manevi tazminatın davacı-k.davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece karşı davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş olmasına karşın, kendisini davada vekille temsil ettiren davacı-k.davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalı olmakla kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de;yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK’nun 438/7.maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ…:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-k.davacılar vekilinin tüm, davacı-k.davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının “Karşı Dava Yönünden” başlığı altında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1200 YTL vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacılara ödenmesine” ifadesinden sonra yer almak üzere “Karşı davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 600 YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak karşı davanın davalısı ...’e verilmesine” ibaresinin eklenmesine
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12042, K. 2010/6928, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama