KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12294 E., 2010/5014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Antalya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2006/543-2008/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının PVC esaslı kapı ve pencere profilleri üreterek bayileri aracılığıyla pazarladığını, davalının kendi ürünlerinin müvekkili tarafından taklit edildiği iddiasına dayalı olarak yaptırdığı delil tespiti sonucu 28.04.1999 tarihinde mahkemeden müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı almış olduğunu, tedbir kararının infaz edilmesi sonucu müvekkilinin profil üretiminde kullandığı üretim araçlarına el konulduğunu, bayiler aracılığıyla yapılan satışın önlendiğini,
müvekkili tarafından davalıya karşı haksız rekabetin men’ ile davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz sayılması istemli olarak açılan davanın sonunda davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının müvekkili şirkete yönelik eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğine dair karar verilmiş olduğunu, bu kararın kesinleştiğini, mahkeme kararı ile davalıya ait tasarım tescil belgesinde geçen tasarımların özgün olmadığı, yenilik niteliği taşımadığı ve taraf ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunun tespit edildiğini, davalının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin büyük zarara ve kayıplara uğradığını ileri sürerek,
asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000.000.000 TL maddi, 500.000.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 600.000.000.000 TL tazminatın, birleşen davada ise aynı gerekçelerle 631.000,00 YTL maddi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kanunların kendisine tanıdığı hakları kullandığını, yapılan işlemlerin mahkeme kararına dayalı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmak suretiyle gerçekleşen eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12294, K. 2010/5014, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama