KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12357 E., 2010/7402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2004/657 - 2007/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tarım ve Köyişleri bakanlığından alınmış 12.02.2002 tarih ve G-50-0018 numaralı gıda sicil sertifikası ile G-50-0018-00001 numaralı gıda üretim sertifikasının sahibi olduğunu, bu belgelere dayalı olarak Nevşehir, Kayseri, Çorum, Yozgat, Tokat ve Sivas illerinde kültür mantarı üretiminde Türk Gıda Kodeksine uygun olarak üretim yapan tek şirket olduğunu, davalının ise Ankara’da bulunan CarrefourSa mağazalarında pazarladığı ürünler üzerinde müvekkiline ait sertifika numaralarını yazmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine,
kararın ilanına, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 YTL maddi ve 60.000,00 YTL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.02.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 9.017,20 YTL’nın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin mantar üretimi yapmadığını, satış ve pazarlama yaptığını, haksız rekabet oluşturacak eylemin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin önlenmesine, toplam 9.017,20 YTL maddi ve 5.000,00 YTL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
TTK'nun 58. maddesinde haksız rekabete maruz kalan bir kimsenin isteyebileceği şeylerden biri de maddi tazminattır. Bu isteğin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir.
Ancak, böyle bir zararın miktarının bir diğer deyimle istenebilir tazminat tutarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, haksız rekabetin varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için, TTK'nun 58-e maddesinde yargıca,maddi tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, hükmün maddi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir. Zira, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının 2003 ve 2004 yıllarında mantar alış ve satış tutarları arasındaki basit aritmetik fark bulunarak davacının bu tutarda tazminata hak kazandığı belirtilmiş, mahkemece bu rakama itibarla tazminat hükmü kurulmuştur.
Oysa davalının gerçek geliri, yasa deyimiyle haksız rekabet suretiyle elde ettiği menfaat rakamsal olarak saptanırken davalının yapmak durumunda olduğu zorunlu giderlerin de elde edilen gelirden indirilmesi gerekir.
Bu itibarla mahkemece, konularında uzman bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan hususlarda rapor alınarak davalının gerçek gelir miktarı tesbit edilip, davacının isteyebileceği tazminat tutarının bu şekilde hesap edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12357, K. 2010/7402, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama