KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12579 E., 2010/7211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/31 - 2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı vekili Av.... ile davalı ...
Gıda Tarım ve Süt Ürün.Paz.San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.Sema ... gelip, diğer davalı TPE vekili gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline ait "ASLI" ibareli markalarla iltibas oluşturacak şekilde "ASLI ..." ibaresinin marka olarak adına tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazın davalı TPE'ce kesin surette reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 27.11.2006 tarih ve 2006/M-3222 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı şirket markasının hükümsüzlü- ğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait markanın esas unsurunun "ASLI" ibaresi olduğu, Türkiye'de çok sık şekilde kullanılan bu ibarenin 556 sayılı KHK'nin 9. maddesi anlamında iltibas tehlikesini önleyecek eklerin kullanılması suretiyle başkaları tarafından marka olarak tescil edilebileceği, davalı şirketin markasının esaslı unsurunun ise "..." kelimesi olduğu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b veya 8/1-b maddeleri anlamında benzerlik bulunmadığı gibi davalı şirket ortaklarından birisinin kızının adı ve soyadının Aslı ... olduğu, davalı şirketin davacı markasının gücünden veya güvenilirliğinden yararlanma amacının
bulunmadığı, bu durum karşısında davacı markalarının tanınmış olup olmadıkları ve taraf markalarının kullanılacağı ürünlerin benzer olup olmadığı hususları üzerinde durulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 sayılı KHK’ye dayalı davalı TPE YİDK kararının iptali ile davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece tarafların marka olarak kullandığı ibareler arasında anılan KHK’nin 7/1-b veya 8/1-b maddeleri anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacının “Aslı + Şekil” ibareli markalarının asıl unsurunun “Aslı” ibaresi olduğu açıktır. Nitekim bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu dava konusu “Aslı ...” ibaresinin asli unsurları ise hem “Aslı” hem de “...” ibareleridir.
Dolayısıyla davalı şirket, davacının marka olarak tescil ettirip kullandığı ve önceye dayalı hak sahibi bulunduğu “Aslı” ibaresini almış ve bu ibareyi markasının asli unsuru haline getirip, anılan ibareye “...” ibaresini eklemiştir.
Bu durum karşısında davalı şirketin marka olarak tescili için başvuru yaptığı ibarenin, davacı markalarıyla ilişkili bulunduğu ihtimalini de kapsayacak şekilde, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında davacı markalarıyla benzer olduğu ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde mahkemece, tarafların marka olarak kullandığı ibarelerin 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12579, K. 2010/7211, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama