KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12589 E., 2010/7717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2007 tarih ve 2007/459 - 2007/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 28.09.2006 tarihinde 12 0 197/06 numaralı dosya ile verilen kararın ve masrafların tespitine ilişkin ek kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu mahkemenin gıyapta verdiği dava ve tenfize konu kararın, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi esasen MÖHUK.nun 38/c maddesi gereğince kamu düzenine aykırı da olduğu, kaldı ki MÖHUK'nun 34.maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği de dikkate alındığında yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK.434/2.maddesi hükmüne göre , temyiz isteği harca tabi ise temyiz, harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Davalı vekilinin dilekçesi 24.10.2008 tarihinde hakim tarafından havale edilmekle birlikte , dilekçenin harcı yatırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydı yapılmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK. 432/4.madde uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12589, K. 2010/7717, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama