KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12672 E., 2010/4667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/441 - 2008/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dünyada yıllardır üretilen ve müvekkili şirketin de üretimini yaptığı hiçbir yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmayan modüler su depoları için kendi adına faydalı model belgeleri aldığını, oysa 551 sayılı KHK’nin 154 ncü maddesi uyarınca yeni olan buluşların faydalı model belgesi verilerek korunabileceğini, davalının kendi adına tescil ettirdiği ürünlerin bu nitelikte olmadığını ileri sürerek, “Cıvatalı modüler silindirik depo”, “Silindirik modülleri taşınabilen modüler silindirik su deposu” ve “Modüler sıvı depolarında yenilik” buluş başlıkları ile davalı şirket adına tescil edilmiş bulunan faydalı modellerin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgelerinin yeni olduğunu, davanın müvekkili şirket adına tescilli faydalı modellerden yararlanarak haksız kazanç temin etme amacına yönelik olarak açılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre hükümsüzlüğü istenen faydalı modellerin yeni olmadıkları, bir kısım istemlerin ise usule ilişkin bulunması nedeniyle faydalı model ile korunamayacakları gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12672, K. 2010/4667, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama