KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12687 E., 2010/11236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2006/461-2008/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı-karış davalı Avukatı ... ile davalı-karşı davacı Avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ilaç, kozmetik, medikal ve özellikle fonksiyonel gıda ürünleri üreten davacı ...Ş.’nin 29.08.1977 tarihinde kurulduğunu, davacı şirketin ... ibaresini 10.10.1989 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili şirketten çok sonra kurulan davalı şirketin ticaret unvanının vurgulayıcı kelimesinin de ... olup, davalının ... ibaresini ürün markası gibi de kullandığını ileri sürerek, davacı şirket unvanı ile iltibasa neden olan davalının unvanındaki “...” ibaresinin silinmesine, davacının marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, bir aile şirketi olan müvekkilinin 1997 yılında kurulduğunu, ancak davalı şirketin kurucuları tarafından 1980 yılında ... Paslanmaz Çelik Endüstri Makine ve Tesisleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin kurulup "...+Şekil”markasını 15.07.1989 tarihinde adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin 1997 yılında kurulurken davacının iddia ettiği gibi iltibas yaratma amacı ile hareket etmediğini, davacının hiçbir zaman müvekkili şirketin ürettiği şekilde gıda ürünleri üretmediği gibi ... markası ile de bir ürününün piyasada bulunmadığını, ... markasının sahibi olan müvekkili hakkında uzun süre sessiz kalan davacının dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava ile de, karşı davalının adına tescilli ... markasını 5 yıldan fazla süredir kullanmadığını ileri sürerek,
116430, 99003860 ve 208733 numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının (karşı davalının) son 5 yılda ürettiği ürünleri Otacı İlaç Kozmetik A.Ş.’ne sattığı ve bu firma tarafından pazarlanmasının yapıldığı, satışı yapılan ürünlere ait ambalajlar üzerinde ..., ürünler üzerinde de unvanının yazılı olduğu, davacı markasının faturalarında da kullanıldığı, Otacı firmasının bu ürünleri satın aldıktan sonra kendi markası altında pazarlamasının davacı markasının kullanımı yönünden davacı aleyhine delil vasfı bulunmadığı,
davacının (karşı davalının) bu ürünleri marka tescilinden beri aralıksız olarak üretip Otacı’ya sattığının gazete haberleri, kataloglar ve broşürlerle de sabit olduğu, karşı davanın yerinde olmadığı; asıl davaya gelince, tarafların ticari unvanlarının ayırt edici unsurunu oluşturan ... aynı ise de davalı şirketin bu unvanı 1997 yılından itibaren kullandığı, davacı tarafın kullanıma uzun süre sessiz kalmakla dava hakkının düştüğü, tescilin kötü niyetle olduğunun da kanıtlanamadığı,
ancak davalının bütünsel olarak kullanmak zorunda olduğu ticari unvanını diğer ekleri olmadan ... olarak ürün tanıtımında markasal olarak kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılarak, asıl davada davalının ticari unvanından ... ibaresinin silinmesi isteminin reddine, davacının marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve davacının ... markasının tescil kapsamındaki bitkisel ürünlerde kullanımının önlemesine, silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların toplatılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12687, K. 2010/11236, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama