KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12964 E., 2010/4067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/06/2008 tarih ve 2007/62-2008/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı Emlak Bankası Büyükçekmece Şubesine tahsil için verilen 30.07.1998 vadeli 2.500.000.000 TL. bedelli senedin kaybedildiğini, açılan senet iptali davası ile senedin iptal edildiğini, borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, senedi zamanında alamadığı için bedelini tahsil edemediğini ileri sürerek, şimdilik 6.300.000.000 TL.nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ziraat Bankası A.Ş vekili, işlemi yapan şubenin Türkiye Halk Bankası A.Ş’ne devredildiğini savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
T.Emlak Bankası A.Ş. vekili, husumet ve görev itirazında bulunarak, istemin zamanaşımına uğradığını ve davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
T.Halk Bankası A.Ş. vekili, Emlak Bankası A.Ş’nin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, kaybolan senet ile ilgili bankaca senet iptali davası açılarak davacıya iptal kararının gönderildiğini, bu şekilde yasal yükümlülüklerini yerine getiren bankanın sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının, davaya konu bononun kaybedildiği tarihte icra takibine başlanmış olsaydı davacının alacağın tahsil imkanın bulunduğu hususunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12964, K. 2010/4067, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama