KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13075 E., 2010/4576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2008 tarih ve 2006/515-2008/271 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği davalının müvekkilinin muhasebe hizmetlerini yerine getirdiğini, davalıdan 2004 yılına ilişkin mali denetim ve inceleme raporu (AUDİT) hazırlanmasının istenildiğini, ancak davalı tarafından henüz bu rapor sunulmadan yapılacak hizmet karşılığı olarak 9.499 YTL tutarında fatura gönderildiğini, davalının raporu en kısa sürede ibraz edeceğini söylemesi nedeniyle müvekkili tarafından faturaya itiraz edilmediğini, ancak davalının ibraz etmiş olduğu raporun müvekkili tarafından istenen nitelikte olmadığını,
davalının başlatmış olduğu icra takibi sonucu haciz baskısı altında müvekkilinin fatura bedelini ödemek zorunda kaldığını, oysa davalının sunmuş olduğu raporun taraflar arasında yapılan muhasebe hizmet sözleşmesinin gereği olduğunu, bunun için ayrı ücret ödenmesinin gerekmediğini, davalıdan istenen AUDİT raporunun ibraz edilmediğini ileri sürerek, davalıya ödenen 9.499 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözlü olarak müvekkilinden 2004 yılına ait evrak ve kayıtların incelenmek suretiyle varsa eksikliklerin hazırlanacak özel bir rapor ile kendilerine bildirilmesini istediğini, hazırlanan bu raporun AUDİT raporu kapsamında olmadığını, davacıya ait mali bilgilerin ve muhasebe kayıtlarının eksik olması ve bilgisayar sistemine aktarılmaması nedeniyle 2004 yılına ait AUDİT raporu hazırlamanın mümkün bulunmadığını, ancak müvekkili tarafından hazırlanan inceleme raporunda eksikliklerin neler olduğunun açıkça belirtildiğini, yapılan hizmetin taraflar arasında yapılan sözleşme dışı bir iş olduğu, bu nedenle yapılan hizmet karşılığı bedelin davacıya fatura edilerek tahsil edildiğini, fazla tahsilat yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından hazırlanan raporun AUDİT raporu niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen raporun hazırlanması için gerekli emek ve mesai karşılığının 1.600 YTL olduğu, bu durumda davacıdan fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7899 YTL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13075, K. 2010/4576, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama