KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13159 E., 2010/8452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.01.2008 tarih ve 2004/138 - 2008/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı Zeynep Aktürk gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.08.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazı kiraladığını, davacının kira akdine ekli protokol ile projeye uygun olarak kiralanan taşınmaz üzerine süpermarket inşaa ettiğini, kalan kısmı ise otopark olarak kullandığını, taşınmazın 500 m2’lik kısmının benzin istasyonu olarak kullanılmak üzere davalıya ait olacağının da hükme bağlandığını, bu kısmın ayrıca kroki ile belirleneceğini kararlaştırıldığı halde daha sonra kroki tanzim edilmediğini,
davalının talebi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/12 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ile taşınmazın kuzeyinde bir şerit halinde bu kısmın belirlendiğini, ancak davalı tarafından kira sözleşmesine ve otopark kullanıma aykırı olarak 2004 yılında kazı çalışmalarına başlanıldığını, bu durumun Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004-19 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini, taraflar arasında kira akdinin 3.maddesinde bahsi geçen 500 m2 alanın neresi olduğu yönünde uyuşmazlık çıktığını ileri sürerek, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi ile tecavüzün önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesi ile taşınmaz içinde 500 m2’lik alanın benzin istasyonu olarak kullanılmak üzere kiralayan müvekkili şirkete bırakılacağının kararlaştırıldığını, buna göre davalının benzin istasyonu kurma ve işletme hakkı olduğunu, davalının da belediyeye müracaat ettiğini ve imar durumuna göre benzinlik olarak kullanılacak yerin belirlendiğini, tespit dosyasına göre davalı tarafın kazı yaptığını, ayrıca belediyece benzin istasyonu kurulması için gerekli ruhsatın verildiğini, il sağlık kurulunca akaryakıt istasyonu kurulmasının sakıncalı olmadığının tespit edildiğini,
dava konusu 500 m2’lik alana akaryakıt istasyonu kurulmasının uygun bulunduğu belirlendiğini belirterek, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin davalıya tanıdığı hak ve yetkiye dayanarak akaryakıt istasyonu kurma hak ve yetkisi olduğunun tespiti suretiyle taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Didim Karakuyu 2079 ada 5 ve 6 parselde bulunan taşınmazların davacıya kiralanmasına ilişkin olarak taraflar arasında kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ve eki protokolde dava konusu parsellere 500 m2’lik alanın davalıya bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak taraflar arasında 500 metrekarelik alanın neresi olacağı konusunda uyuşmazlık çıktığı, davalı yanca gerekli idari girişimler yapılarak sulh hukuk mahkemesinde tespit ettirdikleri yer üzerine benzin istasyonu kurulması yönünde gerekli izin ve ruhsatları aldığı,
dosyada bulunan bilirkişi raporlarından davalı yanca kullanılacak 500 m2’lik kısmın belirlendiği ve davalı şirketin de belirlenen bu yerlerden 20.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen parselin kuzey batı kısmında bulunan 22,5 metreye 22,5 metre olarak hesaplanan toplam 500 metrekarelik kısmının kullanılması yönünde seçimlik haklarını kullandığı, benzin istasyonun bu 500 m2’lik alanda kurulup kurulamayacağı hususunun idari nitelikte olup mahkemenin görev alanı dışında olduğu sonucuna varılarak,
davacının men’i müdahale talebinin reddine, dava konusu 2079 ada 5 nolu parselin 20.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen parselin kuzey batı kısmında yer alan 22,5 metreye 22,5 metre olarak hesaplanan toplam 500 m2’lik kısmın davalı yanın kullanıma ayrılması ve muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13159, K. 2010/8452, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama