KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13194 E., 2010/8397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2007 tarih ve 20038/534-2007/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 30.4.2002 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya ait emtiayı, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan kilit mağazalara ve depolara taşımayı üstlendiğini, müvekkilinin İstanbul için %12, Ankara ve İzmir için %10 hizmet bedelinin belirlendiğini, anacak davalı tarafından Ankara için taşıma işlemi 6 ay sonra durdurulduğunu ve İzmir’de müvekkiline hiç iş yaptırmadığını, yine tek taraflı olarak %12 olan prim bedelinin %10’a çekildiğini, satışların da beklenilenin altında gerçeklendiğinden müvekkilinin zarara uğradığını,
müvekkilinin taşınacak ürünlerin miktarının yüksek olacağı düşüncesiyle müvekkilinin bir çok masraf yaptığını, bu nedenle de zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, prim oranlarının tek yanlı olarak düşürülmesi nedeniyle 10.000.000.000 TL, satış bedelinin önceki yıllara göre düşük olması sonucu beklenilenin altında taşıma yapılması yada hiç taşıma yapılmaması nedeniyle 500.000.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
08.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 271.820.169.758 TL’nin 08.08.2003 ihtar tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşme ile belli bir tonaj garantisi verilmediğini, 2003 yılında davacının işlerini gereği gibi yapmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının bu taşıma için masraf yapmadığını, aldıgı araçları diğer taşımalarında da kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Ağustos 2002 başından Mart 2003 sonuna kadar 8 aylık dönemeilişkin 32.595,40 YTL noksan ödenen prim alacağının ve 2003 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin 73.388,80 YTL prim alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 105.983,80 YTL'nin ıslah dilekçesi ile faiz talep edildiğinden ıslah tarihi 09.12.2005 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının Ankara ve İzmir taşımalarına ilişkin olarak talep ettiği tazminat yönünden de incelemeyi içeren 11.04.2007 tarihli 2 nci ek bilirkişi raporunda,
bu taşımalar için dosyada belge ve bilgi bulunmadığından hesaplama yapılamadığı şeklindeki görüşe karşı davacı tarafın rapora itirazlarını içeren 13.07.2007 tarihli dilekçesinde herhangi bir itirazda bulunulmamış olmasına keza davalı tarafın aynı rapora itirazlarına yönelik 17.07.2007 havale tarihli dilekçesinde prim alacağını bilirkişilerini sözleşmenin 6 ncı maddesi hükmüne aykırı olarak hesapladıkları yolunda bir itirazda bulunmamış olmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davacının dava dilekçesinde faiz talep etmediğinden bahisle ve ancak ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceği gerekçesiyle davacı yararına ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş ise de aynı davada daha önce istenememiş olsa bile usulen temerrüt gerçekleşmiş olan alacak miktarı yönünden ve davalının muvafakatına gerek olmadan davacının ıslah yoluyla temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kabul edilmek gerekir.
Somut olayda davacı davalıya gönderdiği 05.08.2003 tarihli ihtarnamesi ile alacaklarından 33.195.760.000 TL’nın 3 gün içinde ödenmesini talep ettiği gözetilerek buna göre belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren ve belirtilen bu miktar üzerinden temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken davacının tüm alacağına ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13194, K. 2010/8397, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama