KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13249 E., 2010/9084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 tarih ve 2008/204-2008/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette bir süre çalıştıktan sonra ayrılıp ...Tekstil adlı işletmeyi kurduğunu, ancak daha sonra işletme adını ... Tekstil olarak değiştirdiğini, davacının ... Tekstil unvanını 1995 yılından bu yana kullandığını, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, hükmün ilanına, 1.000.-YTL davacının zararının ve 1.000.-YTL davalının elde ettiği kazancın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında istenen tazminatın 300.-YTL’lık kısmının tespit masrafı olduğunu 700.-YTL’lık kısmından ise vazgeçtiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari işletmesine “İG ... TEKSTİL” unvanını kullandığını, “...” ibaresinin müvekkilinin soyadı olduğunu ve TTK.’nun 43 ve 48.maddesi gereğince isim ve soyadına faaliyet alanını ekleyerek kullanmasının yasal hakkı olduğunu, ayrıca “İG ...” ibarelerini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava tarihinde davalının tescili tekemmül etmiş bir markasının bulunmadığı, davacı şirketin “... Tekstil San.Tic.ltd.Şti.” unvanıyla 19.07.1995 tarihinde tescil edildiği, unvanda baskın unsurun “...” ibaresi olduğu, davalının davacı şirkette bir süre çalıştıktan sonra ayrılarak babası ile birlikte “Şevval Tekstil” adı altında ticari faaliyette bulunduğu ve daha sonra “İG ...
TEKSTİL” ticaret unvanını kullanmaya başladığı bu unvanı aynı zamanda 08.04.2004 tarihinde marka olarak tescili içinbaşvuruda bulunduğu, “...” ticaret unvanını 14.05.2004 tarihinde Ticaret Siciline tescil ettirdiği, ancak, tabelasında “...
TEKSTİL” ibaresini büyük puntolarla yazıp “İSMAİL ibaresini silik ve küçük punto ile düzenlediği, bu şekilde kullanımın doğruluk ve dürüstlük kurallarına uygun bir kullanım olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, bu kapsamda davalının işyerinde kullandığı tabela, ticari kağıt ve basılı evraklardaki “...” yazılarının okunamayacak şekilde kapatılmasına, mümkün olmaz ise ortadan kaldırılmasına, 300.-YTL tespit giderinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine, 700.-YTL tazminatın atiye terki nedeniyle bu miktar için davanın son bulmasına,
1.000.-YTL davalının elde etmesi mümkün menfaatin ispatlanamadığından reddine, karar özetinin yerel bir gazetede ilanına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2006/11146 E, 2008/3184 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma öncesi karar tekrar edilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece kısa kararda “…davalı ...’in tescil ettirmiş olduğu unvan ve markasını davacı ticari ünvanı ile iltibas oluşturacak şekilde kullanılmasının önlenmesine, fazla isteklerin reddine” karar verildiği halde,gerekçeli kararda bu defa (4)numaralı bentte ”Davalı ... ’in davacı ... Tektil San.ve Tic.Ltd.Şirketi'ne ait ……ünvanına T.Ticaret Yasasının 56.vd maddeleri gereğince ... adını kullanmak suretiyle HAKSIZ REKABET YARATTIĞININ SAPTANMASINA, haksız rekabetin önlenmesine, bu nedenle davalının işyerinde kullandığı tabela, ticari kağıt ve basılı evraklardaki (...) yazılarının beyaz veya siyah renkle okunamayacak şekilde kapatılmasına, mümkün olmadığında ORTADAN KALDIRILMASINA…” karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK. nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13249, K. 2010/9084, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama