KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13436 E., 2010/8503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Aydın Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2005/382-2008/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar Fortisbank A.Ş, Yapı Kredi Bankası A.Ş, Tekstil BAnk A.Ş, Şekerbank A.Ş. vekilleri ve katılma yoluyla T.Garanti Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...
Mersin Merkez Şubesinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi olmaksızın internet bankacılığı kullanılarak hesapta bulunan 40.855 Euro’nun davalı bankaların Aydın ilindeki şubelerinde bulunan ve ... adına açılmış olan hesaplara havale ve EFT yolu ile aktarıldığını, müvekkilinin tanımadığı bu şahsın hesabına para aktarılması işlemlerinde müvekkilinin bilgisi ve izninin bulunmadığını, aktarılan paraların bir kısmının davalı banka şubelerinden henüz çekilmemiş olduğunu, ancak bankalarda bulunan paranın miktarı konusunda net bir bilgilerinin olmadığını ileri sürerek,
davalı bankaların Aydın’daki şubelerinde ... adına açılmış olan hesaplardaki para hareketleri ile hesaplarda bulunan para miktarının tespitine, bu hesaplarda bulunan ve çekilmemiş olan paralardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.250.000.000 TL’nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, olayda müvekkili bankanın bir kusurunun bulunmadığını, davacının gerekli güvenlik önlemlerini almadığından şifresinin üçüncü şahısların eline geçmesine neden olduğunu, müvekkili bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, müvekkillerinin davaya konu işlemlerde hiçbir kusur veya ihmallerinin olmadığını, davacının istemini hesap sahibi olan ...’e karşı yöneltmesi gerektiğini savunarak, müvekkilleri hakkında açılan davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı banka şubelerinin internet bankacılığı suretiyle yapılan hesap aktarma işleminde bir kusurunun bulunmadığı, ancak davacının hesabından haksız olarak ... adına aktarılan ve çekilmeyen paraların davacıya iadesinin gerektiği, davadan sonra davalı ...'nde bulunan 2.689.704.008 TL’nin davacıya iade edildiği, bu miktarın mahsubu sonucu kalan 3.560.295.992 TL’nin davalılardan alınması gerektiği, davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığından eşit olarak 445,03 YTL’nin davalı banka şubelerindeki ... hesabından alınması gerektiği sonucuna varılarak,
dava tarihi olan 03.10.2003 tarihi itibariyle davalı ... dışındaki diğer davalı bankalarda bulunan ... adına olan hesaptaki paraların miktarının tespiti ile davalılar Halk Bankası ve Garanti Bankası dışında kalan diğer davalı bankalar aleyhine açılan davanın kabulü ile ... adına bloke edilen her bir hesaptan 445,03 YTL’nin davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına, davalı ...
Şubesindeki ... adına bloke edilen 2.689.704.008 TL’nin davacıya dava tarihinden sonra ödendiğinden anılan banka şubesi aleyhine açılan dava konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın ise ... adına açılan hesapta blokeli para olmadığından bu husustaki istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar Fortisbank A.Ş, Yapı Kredi Bank.A.Ş, Tekstil Bank A.Ş., Şekerbank A.Ş. vekilleri ile katılım yolu ile T.Garanti Bankası A.Ş. vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Mahkemece verilen kararı temyiz eden davalılardan Tekstil Bank A.Ş. ve katılım yolu ile temyiz eden davalı ...Ş. vekillerinin temyiz istemlerinin yasal temyiz süreleri içinde yapılmadığının anlaşılmış olmasına göre temyiz istemlerinin bu nedenle reddi gerekmekle ve bu kararın 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da verilmesinin mümkün olmasına göre anılan davalıların temyiz istemlerinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankaların Aydın ilindeki şubelerinde bulunan ve ... adına açılmış olan hesaplara havale ve EFT yolu ile aktarılmış olan paraların miktarının tespiti ile bu hesaplarda bulunan ve çekilmemiş olan paralardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6.250.000.000 TL’nin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
BK’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Kanun’un 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Hesapta bulunan paranın saklanması ve kullanılması bankaya geçmekte olup, banka bu para üzerinde tasarrufta bulunma yetkisini haiz ise de hesap sahibi istediği anda parasını aralarındaki akdi ilişkinin gerektirdiği nema ve kazanımları ile birlikte iade etmesi gerekmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemlerle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Bu nedenle mevduat sahibi hesabından izni ve bilgisi dışında alınan paralardan dolayı uğramış olduğu zararı akdi ilişki uyarınca hesabının bulunduğu bankadan talep edebilir.
Somut olayda davacı hesabının bulunduğu davalı ...Ş.’ne karşı yukarıda anılan hükümler uyarınca başvuruda bulunup, uğradığı zararı tazmin olanağı bulunduğu halde akdi ilişkisinin olduğu Garanti Bankasına karşı bile akde dayalı olarak değil de hesabındaki paranın gönderildiği Garanti Bankası Aydın Şubesinden hesaptaki paranın alınmasına yönelik olarak açtığı dava ile kendisi ile arasında akdi ilişki bulunmayan,
hesaptaki paranın gönderildiği davalı bankalara husumet yönelterek dava tarihi itibariyle paraların gönderildiği hesap sahibi ...’in sahte bir kimlik olup olmadığı hususu bile kesinlik kazanmadan bu şekilde hesap sahibi de taraf olmaksızın açılan bir davada üçüncü kişi adına olan bir hesaptaki paranın hesabın açıldığı bankalar taraf gösterilerek onlardan istenmesi doğru olmadığından bankalara karşı açılan işbu davada bankaların pasif husumete ehil olmadıklarından (sıfat yokluğundan) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmü temyiz eden Şekerbank A.Ş.,
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Fortisbank A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalılar Şekerbank A.Ş.,Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Fortisbank A.Ş. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13436, K. 2010/8503, 20 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama