KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13645 E., 2010/10149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2007 tarih ve 2007/312 - 2007/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine açtığı alacak davasında Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 24.10.2006 tarihli ve 180551/05 numaralı karar ve masrafların tespitine ilişkin ek karar ile toplam (47.533,53) Euro'nun (85.560,00) TL davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtalara dayanılarak, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Kanunlarda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nin 10. maddesinde belirtilen şekilde doğrudan posta yoluyla tebliğ edildiği, bu maddeye Türkiye'nin çekince koyduğu ve anılan yöntemi kabul etmeyeceğini bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması karşısında, mahkemece hükmedilen yargılama harcı ile davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13645, K. 2010/10149, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama