KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13727 E., 2010/5512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.04.2008 tarih ve 2008/93 - 2008/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada uzun yıllar çaycı olarak çalıştığını, davalı bankada döviz hesabında bulunan 9.345 USD’nın müvekkilinin haberi olmadan çekildiğini, daha sonra banka müdürü hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalı bankanın BK.55 ve 100.maddeleri gereğince adam çalıştıran sıfatı ile oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 16.455.385.000.-TL’nın 28.06.2002 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabında bulunan paranın imzasını taşıyan tediye fişi ile kendisine ödendiğini, işlemlerin olması gereken şekilde yapılmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddi yönünde verilen karar, Dairemizin 23.10.2007 gün ve 2006/4902 esas ve 2007/13219 sayılı ilamıyla bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak davacının imzasının banka çalışanınca hile yolu ile alındığı, davacının talimatı olmamasına rağmen bankadan çekildiği, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.345,00 USD karşılığı 15.072,35 YTL’nın 28.06.2002 tarihinden itibaren yüzde 70 oranından başlamak sureti ile değişken oranlı avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13727, K. 2010/5512, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama