İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13857 K.2010/5399

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2003/719-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2008/13857Karar2010/5399Tarih17 Mayıs 2010Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/13857 E., 2010/5399 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2003/719-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın kaynak ihtiyacı olmadığı halde 19.11.1996, 19.12.1996, 27.12.1996 ve 17.02.1997 tarihlerinde dava dışı bankadan piyasa şartlarının çok üstünde depo alındığını, alınan deponun bir kısmının disponibilite fazlası olarak atıl kaldığını, bir kısmının ise maliyetinin altında düşük faiz oranlarından depo edilmek suretiyle plase edilmesiyle zarar doğduğunu, depo alımı ve değerlendirilmesindeki kararların davalı yöneticiler tarafından alındığın ileri sürerek, 1.007.311.739.849 TL zararın 20.05.1997 tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın dava dışı bankadan depo alarak alınan kaynağın atıl kalması ve fazla faiz ödenmesi nedeniyle oluşan banka zararının eski yönetici olan davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, iddiaya mesnet teftiş raporunda zararın varsayıma dayalı olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunda uzun dönemde davacının kaynak açığı yaşayabileceğinin, alınan depo ile bunun giderildiğinin açıklandığı, bu dönemde disponilibite fazlalıklarının salt alınan depoyla açıklanamayacağı, böyle bir zararın defter ve kayıtlarında yer almadığı,

davacı banka zarar iddiasının atıl kaynak kullanımından kaynaklandığı ileri sürülen fırsat maliyetlerine dayandırıldığı, anılan dönemde alınan depolara ödenen faiz oranlarının aynı dönemde gerçekleşen ortalama faiz oranlarına göre yaklaşık 20 puan yüksek bulunduğu ve oran farkının davacı banka karlılığını olumsuz etkileyebileceği en azından kardan kayba uğramasına neden olabileceğinin raporda açıklandığı, ancak zaman aralığında ve ay sonu itibariyle cari oran üzerinde kaynak açığı göründüğü,

fakat likit kaynak ihtiyacı yönünden değerlendirmenin aktif ve pasif kalemlerin dava konusu dönemlerdeki vade dağılımına ilişkin verilerine ihtiyaç duyulduğu, bu verilere göre davacı banka likit kaynak ihtiyacının daha fazla çıkması ya da kaynak ihtiyacının bulunmadığı gibi bir sonucun ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, davacının sunduğu belge ve kayıtlar ile böyle bir analiz veya değerlendirme yapılamadığı, dolayısıyla bu iddianın kanıtlanmadığı, yine alternatif getiri oranı olarak esas alınan devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama net faiz oranlarının dava dışı bankaya verilen ortalama faiz oranlarının üstünde bulunduğu,

ayrıca dava dışı bankaya verilen faiz oranlarının DİPS faiz oranlarının üstünde bulunduğu iddiasının izaha muhtaç olduğu, ayrıca değerlendirmenin günün ekonomik ve ticari rekabet koşullarına göre bankanın genel ticari politikası ve alabileceği sair risklerde dikkate alınarak yapılmasının gerektiği, vade süresi dövizpozisyonlarındaki riskler nazara alındığında ve aksi durumda farklı sonuçlar doğuracağı, anılan hususların bir tercihten ibaret bulunduğu, 20 puanlık faiz fazlalığının kesin olarak bankanın zararına bir işlem olarak değerlendirilmeyeceği, banka kayıtları ile de zararın ispat edilmediği,

temin edilen kaynağın döviz riskinin azaltılmasında ve banka açığının kapatılmasında kullanılmasının bankanın menfaatine ve günün ekonomik koşullarına uygun bir durum olduğu ve zarar iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalı yöneticilerin usulsüz depo kullanımı sonucu davacı bankayı zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı banka, TTK.nunda düzenlenen anonim şirket statüsündedir. Bu dava, esas itibariyle yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davası niteliğindedir.

TTK.nun 341 nci maddesi uyarınca davacı bankanın yöneticileri hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması ve davanın denetçiler tarafından bizzat veya onların atadıkları vekillerce açılması gerekmektedir. Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün usulü bir eksikliktir. Dolayısıyla mevcut bu usulü eksiklik, hemen davanın reddini gerektiren bir durum değildir.

Uyuşmazlığa konu olayda davacı banka vekili tarafından yönetim kurulu kararına istinaden dava açılmış olup, davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir genel kurul toplantı tutanağı bulunmamaktadır. Dairemize intikal eden dosyalardan davacı bankanın anasözleşmesinin 7 nci ve devamı maddelerinde genel kurul ve denetim kurulu gibi organlarının bulunduğu bilinmektedir.

Bu durum karşısında, mahkemece, HUMK’nun 39-40 ncı maddeleri uyarınca davacı tarafa uygun süre veya süreler verilerek genel kurulda yukarıda açıklanan şekilde bir karar alınmasının sağlanması ve davacı şirketin denetçilerinin davaya iştiraki veya onlardan vekaletname alınması olanağı tanınması, verilen süreye rağmen belirtilen hususlar yerine getirilmez ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13857, K. 2010/5399, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13857
Karar No
2010/5399
Tarih
17 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/13858 K.2010/7079
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13860 K.2010/5663
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13863 K.2010/5416
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/13863 K.2010/5196
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/13865 K.2010/5197
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13865 K.2010/5486

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.